Yürütmesi Durdurulan Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavı Üzerine Değerlendirme

Yazan: 01 Ocak 2014  
Kategori: 3-Duyurular, 4-Haberler

imagesCAZI5RE5

 

 

 

 

 

Merhabalar

 

Değerli Arkadaşlar

 

16 Ekim 2011 tarihinde yapılan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavının ve bu sınav neticesinde yapılan atamaların Yürütmesinin Durdurulmasına Ankara 9. İdare Mahkemesi tarafından karar verilmiştir.

 

Mezkur sınavın üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen böyle bir kararın verilmesi şaşkınlık ile karşılanmıştır.

 

W. Savage Landor dediği gibi Geç kalan adalet adaletsizliktir. Belirtilen süre zarfında bu sınav neticesinde atandıkları gibi halen bu görevlerini yürütmekte bulunan kıymetli Yazı İşleri Müdürlerimiz bu karar ile maddi ve manevi anlamda sarsılmış durumdadırlar.

 

Şöyle ki ; Hepimiz içerisinde bulunduğumuz ortam gereği hayat şartlarını ona göre idame ettirmektedir. Gelir seviyesi ve refah durumu insanların geleceğe daha umutlu bakmalarına neden olmaktadır. Ancak abacalar ile dolu bir gelecek gerek aile gerekse toplum içerisinde insanların huzurunu kaçıracağı gibi telafisi mümkün olmayan sonuçlar da doğurabileceği unutulmamalıdır.

 

Yürütmenin durdurulması kararı nihai karar olmayıp ara karar niteliğindedir. Bu nedenle sonuca yönelik bir karar verilmediğinden değerli arkadaşlarımızın şuan itibariyle endişe etmesine gerek yoktur. Bizler her daim şuna inanıyoruz ki Adalet er yada geç yerini bulanacaktır. Çünkü Adalet, düzenin temelini oluşturur.

 

Hukuk bir deryadır. Taraf menfeatlerini ve hakkın özünü teşkil eder. Nasıl ki Trafiğe çıkmadan önce emniyet kemerini, deniz ulaşımında boğazdan geçerken klavuz kaptan olmaması kazaya davet çıkarıyor ise yapılacak bir işte o konuda gerçek fikir sahipleri ile istişare etmedilmeden fiiliyata geçiliyor ise telafisi mümkün olmayan boyutlara varabilir. Her çarpışma taraflarda hasar yaratır, gemiye su aldırır, mürettabatın güvenini kaybettirir. Unutmayın her zaman istişare yaparak pozitif ve inisiyatif alanlar başarıya ulaşır, saygınlık görür. Davayı bu şekilde açmak açıkça basiretsizlik örneğidir.

 

Ehil olmak farklı bir husustur. Bir işin ehli yaptığı işin ve atacağı adımın sonunu görerek ona göre davrandır.

 

İşinin ehli kişi; sorunu belirler, ihtiyacı tespit eder ve gerekli müdahaleyi yapıp, sorunu çözer. Bir sorununuz olduğunda, yolunuz işinin ehli bir kişiye düşerse, işin ehli kavramının, ne demek olduğu çok daha net anlaşılır. Önceden işinin ehli bir kişiye yolunuz düştüyse, o vakit zaten birbirinizi, anlıyorsunuz demektir.

 

İşinin ehli olmak, sadece deneyim ve bilgi sahibi olmak değildir. Yine işinin ehli her şeyi bilen, kendisi çözen kişi hiç değildir. Tam tersine, bildiğini çok iyi bilen, iyi gözlem yapan, her zaman güven ve ihtiyaç duyulan kişi ve kurumlardır. Diğer bir deyişle temsil ettiği toplumu iyi okuyan kişi demektir.

 

İşin ehli kurum ve kişiler, kaynak meydana getirir, ya da var olan kaynakları en iyi şekilde değerlendirir, insanları takım haline getirir, doğru insanları, doğru yerlere yerleştirir ve onların ihtiyaçlarını karşılar, doğru tekniği ve teknolojiyi alır bunun en iyi şekilde kullanılması konusunda takım ruhu yaşayıp, yaşatıp ruhuna uygun şekle sokar.

 

Olayımızda ise 759 Yazı İşleri Müdürümüzün özlük hakları ve aylık ödemeleri bu kadro üzerinden ödenmis, bu dava ile de açıkça ihlal edilmiştir.

 

Açılacak olan dava bu şekilde değilde,  Yazı İşleri Müdürlüğünün ana mantalitesi üzerine açılsa idi daha fazla rağbet görecekti. Adil olmayan bir sınava yapısı mezkur olaydan daha fazla hak kayıplarına yol açtığı Yargı makamlarınca tespit edilip, bu hususta da Adalet Bakanlığımız gereğini yapabilirdi. Adalet Bakanlığımız halen bu haksızlığı sınav şeklindi insiyatif alarak kaldırabilir. Bu durum tabii bulunduğumuz kurumumuza adil bir sınav yolu açtığı için müteşekkiriyetimizi kazanır.

 

Son yıllarda Adalet Bakanlığının yapısında önemli değişiklikler yapıldı. Bunların çoğu memnuniyetle karşılandı, marifet iltifata tabi olduğundan gerekli takdiri de mensubiyet halinde olan Yargı Çalışanlarından fazlası ile gördü. Ancak bu kadar güzel gelişmenin yanı sıra yetmez ama daha fazlasını isteyen Yargı Çalışanları adil olmayan Yazı İşleri Sınav Yönetmeliğinin değişerek, tıpkı İcra Müdür ve Müdür Yardımcılığı sınavında olduğu gibi komisyon bazlı değil, ülke genelinde yapılacak bir sınavın daha adilene olacağı aşikardır. Çünkü Personel Genel Müdürlüğü ve Yüksek Öğretim Kurumu tarafından yapılan sınav neticesinde alınan puana göre gerekli derecelendirme yapılarak mülakat neticesinde puan sıralamasına göre kuraya tabi tutularak her hangi bir hak kaybına da neden olmadan Ülkemizin değişik bölgelerinde göreve başlayabilmektedir.

Neden mi daha adilane bir sınav olur diye sorarsanız : Yazı İşleri Müdürlüğü sınavı komisyon bazlı olarak gerekli başvurular alınmakta, komisyon belirlerdiği kadro  dışında başka komisyonda başvuru hakkı sözkonusu olmamaktadır. Bu durum ise Adil olmayan bir sınav mantığının sonucu baştan belirlemektedir. Bir olay ile izaha kavuşturmak gerekir ise ; Gaziantep ilimizde 20 kişi alınacak olup 20 kişi başvuruyor, Çanakkale ilimizde ise 5 kişi alınacak ancak 15 kişi başvuruyor. Yapılan merkezi sınav neticesinde Gaziantep ilimizde 20 arkadaşımız aldığı puan sırasıyla en üstten aşağı doğru yerleştiriliyor ve 70 puan alan arkadaşımız da bunların arasındadır. Çanakkale de ise 15 arkadaşımız yarışıyor ve sınav puanları 90 olup ilk 5 kişinin alınması yoluna gidiliyor. Gaziantepteki 70 alan arkadaşımız komisyon bazlı olarak atanıyor, Çanakkaledeki 90 puan arkadaşımız atanamıyor. Haliyle bu durum adilane olmayan bir durumu ortaya çıkarıyor. İşte bizler Yazı İşleri Yönetmetmeliğindeki bu hususa dikkat çekiyoruz.  Ayrıca Adli Yargı Adalet Komisyonları da lağv edilerek insan kaynakları ve görev yeri değişiklikleri Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmesi, keyfilikleri ve haksız yer değiştirmeleri kökten ortadan kaldıracaktır.

Atanamayan kıymetli arkadaşlarımızın mağduriyetleri de gözönüne alınarak adil bir sınav yapısına ivedi olarak ihtiyaç vardır.

 

Bu durumu adil görüp, mezkur sınavın adil olmadığını savunanlar ve dolayısı ile 759 Yazı İşleri Müdürümüz hayal kırıklığına uğratanlar Yargı Çalışanlarının asıl sorunlarına eğilmek ve çözmek yerine zafer edası takınmaları hayretle karşılanmıştır.

 

Adalet Bakanlığımız, HYSK’nın ayrılması ile dünden bugün yaptığı herşeyde Yargı Çalışanlarına faideli çalışmalar yapmış ve hiç bir Yargı Çalışanımızı mahcup etmemiştir. İnanıyoruz ki Yargının vereceği karar ne olursa olsun mevcut Yazı İşleri Müdürlerimizin haklarını her daim savunarak hak kaybına neden olmayacağı gibi bu hususta gereken çalışmayı da yapacaktır.

 

Gelişen ve değişen dünyada e-devletin ilk meyvesi olan UYAP gibi muazzam bir proje Yargı Çalışanlarının teknoloji ile olan bağlarını güçlendirmiş, geciken adaleti ortadan kaldırmayı hedeflemiştir.

 

Yargı Çalışanlarını mesleki hak ve menfeatlerine yönelik her türlü çalışma da son hızla sürdürülmekte olup, Hukukun mutfağını oluşturan Yargı Çalışanları herşeyin en iyisini hakkettiğini bilerek bu doğrultuda çalışmalarına hız vermiştir.

 

Ayrıca Zabıt Katipliği gibi önemli bir ünvanın Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak değiştirmesi basiretsiz talepler mesleki anlamda hayretle karşılanmaktadır. Zabıt Katipliği bir ünvan mesleğidir. Sıradanlaşmış bir meslek değildir. Günümüzde sıradanlaşmış her tür kadro talep edilen ismi almış, Yargı Çalışanlarının ise ilk günden bugüne kadar mesleki ünvanları korunmuş, bundan sonra da korunmaya devam edecektir. Böyle taleplerin mantıki izahatı olmadığı gibi Mübaşir arkadaşlarımızın Genel İdari Hizmetleri kadrosuna geçmeleri yerine Yargı Çalışanlarının en büyük hedefi ve hayali olan Yargı Hizmetleri Sınıfının ihdasını şiddetle talep edilerek biran önce hayata geçirilmelidir.

 

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) olarak dün suya attımız bir fikri taş gibi dalga dalga Yargı Çalışanlarının en büyük arzusu olan Yargı Hizmetleri Sınıfının ihdası da Kamu İdari Kurul Tutanaklarında yer almış, dün hayal olarak görülenler bugün gerçekleşme yolunda hızla ilerlemektedir.

 

Kıymetli Yargı Çalışanı Arkadaşlarım,

 

Ülkemiz öyle bir büyük bir ülke ki gündemi hiç eksik olmuyor. Gündemler, ülkelerin büyüklükleri ile orantılıdır. Böyle bir ortamda yoğun bir gündeme sahip olan Ülkemizde Yargı Çalışanlarının sorunları hep arka planda kalmıştır. Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) olarak ülke gündemin soğumasını beklenmiş açıklamamız daha dikkat çekici olması açısından bu nedenle bugün yapılmıştır.

 

Son olarak yürütmenin durdurulması kararının uygulanması sınavda başarılı olarak atamaları yapılan ve 2 yıla yakın bir süredir görevlerini idame eden Yazı İşleri Müdürü arkadaşlarımız yönünden Kamu yararı ve hizmetin gerekliliği de nazara alınarak telafisi güç zararlar meydana getirmemesini, iş bu açıklamalarımızın ise Yargıya intikal etmiş bir davada hakkında yargıya müdahale edecek şekilde görüş bildirmediğimiz gibi temsil ettiğimiz Yargı Camiasının ve Yargı Çalışanı arkadaşlarımızın hissiyatını dile getirmek gayreti içerisinde olduğumuzu ifade ediyoruz.

 

Unutmayalım ki Hakikat, Adaleti, Adalet ise Saadeti getirecektir…

 

Saygılarımla….

 

İbrahim BAŞYURT

 

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) Genel Başkanı

 

 

Bu yazı 8.108 defa okundu.

Yorumlar

"Yürütmesi Durdurulan Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavı Üzerine Değerlendirme" için 38 yorum

  1. hasel1980 on 02 Ocak 2014 13:53 ]

    Yorumunuzu bende hayretle okudum. 700 küsür Yazı İşleri Müdürünü korumanız çok güzel ancak haklarının zayi olduklarına inanan ve bunu mahkeme kararı ile de kanıtlayan 800 küsür yedek arkadaşın haklarından hiç bahsetmemeniz yanlı ve taraflı davrandığınız izlenimini oluşturmaktadır. Yargı Çalışanları Derneği olarak adaletli olmanızı bekliyoruz. Hakkını vermeyen adalet bakanlığına karşı başlatılan haklı mücadelede biz kesinlikle Yazı İşleri Müdürleri Arkadaşlarımızı cephe alarak bu işe koyulmadık. Hakkımızı aramak istedik ve bakanlığa karşı başlattık. Ancak sonuç öyle bir noktaya geldi ki YİM arkadaşlarımız bizleri kendilerine düşman ilan etti görüyorum ki mahkeme kararına rağmen sizlerde aynı düşüncede ilerlemektesiniz. Nasıl ki Adalet Bakanlığı sadece hakim ve savcıları görüp onlarla ilgileniyorsa siz de dernek olarak sadece YİM olanları mı görüyorsunuz. İstediği kadar haklı olursa olsun geri kalanları görmezden mi geliyorsunuz. Eğer gerçekten tarafsız davranacaksanız yazdıklarınızı tekrar gözden geçirin haklı haksız kimseyi yargılamayın amacımız sadece adaletsiz yapılan sınav nedeniyle yedeklere ( ve sınavı kazanamayanlara) bir hak tanınması. Allah’a emanet olun..

  2. GÖKMENN1 on 03 Ocak 2014 00:02 ]

    Bakanlığın itirazı ile verilen YD kararının iptaline dair Bölge İdare Mahkemesinin kararının olduğunu duyduk ve siz sayın arkadaşlarımıza söylemek istedim. İNŞAALLAH HERKES İÇİN MAHKEME EN DOĞRU KARARI VERECEKTİR. HERKESE İYİ AKŞAMLAR

  3. Katip81 on 03 Ocak 2014 08:47 ]

    Adalet anlayışınız bu kadar yanlı ve tek taraflı mı ?

  4. mağdur katip on 03 Ocak 2014 08:49 ]

    Yarder güzel içerikli düşünceler paylaşmış teşekkürler ama bu düşünceleri paylaşırken de sınavı kazanıpta şuanda görevine devam eden YİM leri korumaya yönelik bir açıklama algısı yaratmış oysa biz mağdurlar diyoruz ki sınav öncesi tercih zorunluluğu uygulamasına son verilsin yine bizim bakanlığımızın tertip ettiği diğer sınavlardaki gibi puana göre yerleştirmelerin yapılması halinde mağduriyet namına bir şey kalmayacaktır. 700 küsür kazanıp görevine devam eden YİM varken 800 küsürde mevzuat nedeniyle mağdur olan yedek insan var ve üstelik bu arkadaşlarımızın bir çoğu Komisyon bazlı uygulamalardan dolayı yerleşen arkadaşların bir çoğundan daha fazla puan alan ama yorumumun başında da belirttiğim gibi sınav öncesi tercih zorunluluğu nedeniyle açıkta kalan insanlar Adalet Bakanlığımız bu mağduriyetleri göz önünde bulundurarak mevzuatta yeniden düzenlemeye giderse hem mağdurlar açısından adalet yerini bulmuş olur hem de gelecekte yapılacak sınavlara yargı çalışanları daha olumlu bakar… Adalet gün gelir yerini bulur inşallah…..

  5. sabine07 on 03 Ocak 2014 08:50 ]

    sevgili Yargı çalışanları derneği Hasel arkadaşıma katılmamam mümkün değil. her zamanki gibi işin özünü çıkarmış kendisini tebrik ediyorum. bir kere en başta haksızlığa uğrayan yedekte kalıp atanamayan arkadaşlar ve sınav tarihindenbu yana bunun mücadelesini veriyorlar. Acaba derneğiniz madem adaletli bugüne kadar neden onlara dair bir çalışma yada açıklama yapmamıştır. yazınızı şaşkınlıkla okudum.bu işte herkesin emeği ve hayallari var sadece atananların değil bunlarıda göz ardı etmeyin lütfen sonuç olarak sadece ve sadece ADALETLİ ve ADİL günlere diyorum .Umarım yazınızda bir düzeltme yaparsınız.

  6. Kader77 on 03 Ocak 2014 08:55 ]

    Taraflı yorumunuz karşısında hayretler içindeyim, haklarını arayan ve bunu mahkeme kararı ile de kanıtlayan 800 küsür yedek arkadaşın haklarından hiç bahsetmeyerek sadece 700 küsür Yazı İşleri Müdürünü korumanız yanlı ve taraflı davrandığınız izlenimini oluşturmaktadır.
    Yargı Çalışanları Derneği olarak adaletli olmanızı bekliyoruz. Hakkını vermeyen Adalet Bakanlığına karşı başlatılan haklı mücadelede YİM arkadaşlarımız bizleri kendilerine düşman ilan etti görüyorum ki mahkeme kararına rağmen sizlerde aynı düşüncede ilerlemektesiniz.
    Eğer gerçekten tarafsız davranacaksanız yazdıklarınızı tekrar gözden geçirin haklı haksız kimseyi yargılamayın amacımız sadece adaletsiz yapılan sınav nedeniyle yedeklere ( ve sınavı kazanamayanlara) bir hak tanınması.

  7. dadaş 66 on 03 Ocak 2014 08:57 ]

    Sayın başkanın yanlı yorumunu bende hayretle okudum; unutulmasınki bu sınavda 92 gibi yüksek puan alıp atanamayanlar varken 70 puan ile atama yapıldı, hak ve adalet bumu, bende değil, yapılan bir sınav, sınavda tespit edilen 5 yanlış soru ve neticesinde aranılan bir hak ve mahkemenin vermiş olduğu bir karar, elbet te sınavın iptal edilmesi kimseyi yüceltmez belki, ama ortada bir yanlışlık var ve bu yanlışlığın giderilmesi gerekir kanaatindeyim, bizler hak arama yerinde görevli değilmiyiz bence her kesin mahkeme kararına saygı göstermesi gerekir, yanlı açıklama yapmak kimseye bir şey kazandırmaz saygılarımla

  8. FIRAT on 03 Ocak 2014 08:58 ]

    sayın başkan öncelikle adaletli bir yorum yapmamışsınız, sendika olarak herkese eşit mesafede davranılması gerektiğini hatırlatırım ayrıca biz atanamayanlar olarak kesinlikle atanan arkadaşlarımızın görevlerinden el çektirilemelerini istemeyiz, bizim amacımız bize yapılan adaletsizlik ve usul ve yasalara aykırı yönetmeliğin değiştirilmesi, atananlar 700 ve tabiiki atanamayanlarda 700 adam 70 puanla müdür, ben almışım 90 atanamıyorum bunun neresi adalet neresi hak gaspı değil, sorarım size sendikaların başta sizlerin bunu dile getirmesi gerekirken, sanki günah keçisi etmişsizin bizleri tarafsızlık ilkesi için yeniden bir duyuru bekliyoruz sizden iyi çalışmalarr

  9. jclerk on 03 Ocak 2014 09:24 ]

    Yürütmenin durdurulmasına ilişkin yazınızı bu sabah üzüntü içinde okudum bende sınava girerek 81 puan alıp atanamayan meslektaşlarınızdanım üzüntümün kaynağı bugüne kadar size karşı olan adil duruşunuza olan inancımın malesef bu yazınız ile yıkılmasıdır nedeni ise evet atananların bu işte hiçbir günahı yoktur tüm suç olduğu gibi Adalet bakanlığının bu iş ile ilgili üst bürokrasisindedir ama siçin kaçırdığınız bir çok önemli bir husus var oda atanamayan insanların da hiç bir günahının ve suçunun olması üstelik atananların 3 senedir maaş farkalarını almaları makam edinmeleri onların lehineyken bugün onların yerlerinde olması pek muhtemelen olan bizlerin hiçbir haktan faydalananamasıdır sizde çok iyi tahayyül edersinizki 5 soru sıralamayı tamamen değiştirecek kadar büyük bir yanlıştır malesef bakanlık bu yanlışı hiç görmemekte bizleri yok saymaktadır bizlerin gayesi sınavın iptalinden daha çok mağdur edilen bizlerin bakanlık tarafından görülmesi haklarımıza kavuşturulmamazdır sizlerin gayesi ise atanan 759 arkadaşımızın haklarını savunmak kadar gerçekten hak kaybına uğratılmış görmekden gelinmiş yok sayılmış olan gerçek hak sahibi olan bizlerin haklarını aramak olmalıydı malesef sizde bakanlık ve diğer sendikaların yaptığını yaptığınız haklının yanında yer almadınız ama bir söz var ve bu ve sizi bu sözün gereğini yapmaya davet ediyorum insan kendine yakışanı yapmalıdır eğer siz haksızlığın yanında yer almayı kendinize yakıştırıyor iseniz buna denecek bir sözüm yok ama haklının yanında haktan yana olmayı kendinize yakıştırıyor iseniz bu yazdığınız ile çelişiyorsunuz yazdıklarımı ne kadar kaale alırsınız bilemem fakat gerçekten hakkı önemsiyorsanız yazdıklarınızı ve bizim yaşadıklarımızı bir düşünürsünüz

  10. ege on 03 Ocak 2014 09:27 ]

    Bende hasel1980 arkadaşıma katılıyorum.Bizim gibi yüksek puanlar alıp da açıkta kalan arkadaşlarımızı düşünmüyorsunuz. Yargı Çalışanları Derneği olarak bizlerde yargı çalışanı değilmiyiz. Bizimde mağduriyetimizin giderilmesi için hiç kimseden bir söz çıkmıyor.

  11. Burs1 on 03 Ocak 2014 09:39 ]

    Hasel arkadaşıma bende katılıyorum. Hukukçu birinin bu kadar taraflı davranmasını hayretle kınıyorum. Atanan arkadaşlarımızı düşünüp diğerlerini bir kenara atmasına bir anlam veremedim. Ben 20 yıllık zabıt katibiyim. Çoluğumu çocuğumu bir kenara bırakıp sınava çalıştım. Gecemi gündüzümü verdim. Yeterli kadro olmadığından dolayı atanamadım. Peki bu benim suçummu, bulunduğum ilde dünya kadar boş kadro var. Peki ben diğerlerinden dahamı az biliyorum adliyeciliği, ben iddia ediyorum ki bir sürü hakim ve savcı kadar benim bilgim var hukuk konusunda, her zaman hakimlerime, savcılarıma yardımcı oldum. Onların kolları kanatları oldum. Halende olmaya devam ediyorum. işimi severek yapıyorum. Ancak yükselmek benim ve benim gibilerinde hakkı, adalet dağıtan adalet bakanlığı neden bizim hakkımızı vermiyor. sınavı kazanıp yedekte bekleyen arkadaşları niye atamıyor. Bizden önceki sınavlarda kazanan ve atanamayanları merkezi sistemle türkiyenin her tarafına gönderdi.Onları mağdur etmedi. Bundan sonrada böyle olacak. Bizim suçumuz günahımız nedir. Arkadaşım beni bir soru ile geçti ve kadroyu aldı. Peki bu yanlış olan soru yüzünden önüme geçmiş olamazmı. Peki bu hakmı. Bunun birde ilahi adaleti var. Bunu kimsenin unutmaması lazım.Biz kimsenin müdürlüğünü elinden almaya çalışmıyoruz. Amacımız ve isteğimiz tüm yedeklerinde boş bulunan kadrolara alınması. Bizim tek isteğimiz bu. Hakkımızın verilmesi, yoksa kimsenin müdürlüğünü elinden almak değil. bölge idare mahkemesi yd. yi kaldırdı , ancak ben inanıyorum ki idare mahkemesi gerçeği görecek ve bu sınavı eninde sonunda iptal edecek. İnşallah adalet bakanlığı bu işe bir çözüm yolu bulur ve yedekleri boş bulunan kadrolara atar. Yoksa Türkiye çapında atanan müdürlerle atanamayan arkadaşlarımız arasında çok büyük tartışmalar çıkacak gibi geliyor. Personel ikiye ayrılmış durumda, bunu bakanlığın görmesi lazım diye düşünüyorum. Amacım kimseyi kırmak değil ama sayın ibrahim Başyurt beyin yukarıdaki yazısından dolayı kırıldığımı ve benim gibi bir sürü arkadaşımın aynı düşüncede olduğunu belirtmek istedim. İnşallah bu yazısını düzeltir ve bizlerin gönlünü alır. Saygılarımla

  12. gül35 on 03 Ocak 2014 09:55 ]

    Ortada büyük bir haksızlık varken, sizin tarafsız olarak bu sınava dahil olan herkesin hakkını savunmanız gerekirken, kaygınızın bir tek “”atananlar”” olmuş olması şaşkınlık verici. Sınav yönetmeliğindeki sıkıntı ve aksaklıklar ortada, genel olarak hepimiz bu konuda mağduruz, ancak 6 sorunun iptali söz konusu olan bi sınavdan bahsediyoruz, bu durumda açık ve net olan şudur ki yanlışsoru sayısı %5 lik dilimi geçtiğine göre yapılması gereken açıktır. Yada Bakanlığın bu haksızlığı ortadan kaldıracak eylemde bulunması gerekir. Barajı geçmiş atanamamış arkadaşların atanmasına yönelik çalışma başlatılması gerekir, kimsenin atananlar görevinden alınsın çığırtkanlığı yaptığı yok, ancak sizler TARAFSIZ olmanız gerekirken tamamen tek bir pencereden bakıyorsunuz…

  13. İhtiyar on 03 Ocak 2014 10:27 ]

    Sayın Yarder yetkilileri ancak bu kadar olurdu sizde onu yapmışınız tebrikler, halen yazı işleri müdürlüğü yapan arkadaşlarımıza lafımız yok tabiki, ancak ortada bi yanlışlık varsa ve bu yanlışlıktan dolayı mağdur olan bi kesim varsa bunun arkasında olmak anormal bişeymi. Ben bir dernekten faaliyetlerinin tüm mağdurları ve mağdur olacakları gözetmesini beklerdim. “Yargıya intikal etmiş bir davada hakkında yargıya müdahale edecek şekilde görüş bildirmediğimiz” diyeceksiniz ancak yazınınızda sadece YİM olan arkadaşlarımız varmış gibi davranacaksınız. Bu adaletsizliğin her iki tarafıda mağdur etmeyecek şekilde sonlanması için görüş bildirmeniz daha anlamlı olurdu saygılar

  14. BASYURT on 03 Ocak 2014 10:55 ]

    Merhabalar

    Değerli Arkadaşlar…

    İlk başta şunu belirtmek isterim ki sizden gelen kıymetli yorumları ayrıntıları ile okudum.

    Sizlerin rahatsızlıklarına, haksızlığa uğradığınıza dün olduğu gibi bugünde katıldığımı belirtmek isterim.

    Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) kuruluşundan bugüne kadar A’dan Z’ye tüm Yargı Çalışanlarının hak ve menfaatlerini korumak, kollamak ve bunlar üzerine sorunun tespiti ile çözüm yolunu sunma gayreti içerisinde olan, neferlerinin de tamamı Yargı Çalışanlarının bizatihi oluşturduğu Sivil Kuruluşudur.

    Amacı Yargı Çalışanlarının hak ve menfaatlerini koruyup, kollamak olan derneğimizin ana mantalitesi Hz. Ömer’in adalet anlayışı olan “Fırat kenarında bir kurt kuzuyu kapsa, Allah bana hesabını sorar” mukabilindendir.

    Halböyle iken yanlış bir mantalite üzerine kurulu Yazı İşleri Sınav Yönetmeliği ile Atanan ve Atanamayan kıymetli arkadaşlarımızın haklarını da sonuna kadar takipçisi olacağımız gibi ortadaki haksız uygulamanın bir an önce sona ermesi ana gayemizdir.

    Kıymetli Arkadaşlar

    Bizler bir parçanın bütünlüğünü oluşturan karakterleriz. Hepimizin ayrı ayrı önemi var. Nasıl ki parçası eksik olan makinenin sağlıklı işlemesi söz konusu olamaz ise, Yargı Çalışanı arkadaşımızın eksikliği de yargı hizmetinin ifasının sekteye uğratmaktadır.

    Bizler bir vücut gibiyiz. Ayağımıza diken batsa tüm vücut acıyı duyar. Bu durumda her bir Yargı Çalışanı arkadaşımıza yapılan haksızlık eşittir tüm camiada rahatsızlık uyandıracağı aşikardır. Onun içindir ki ana sorunu bulup bunun etrafında toplanmak gerekir. Tali sorunlar kendi içimizde huzursuzluk meydana getirir. Bu nedenle ana sorunun tespiti gerekir. Bizler de bugünkü sorunların temelini oluşturan Yazı İşleri Sınavının ana mantığına ve işleyişini baz alarak bu minval üzerine yazımızı kaleme aldık. Amacımız ne ötekileştirmek, berikileştirmek. Amacımız sorunun tam olarak tespiti, çözümün ona göre uygulanmasıdır.

    Ayrışmak sonun başlangıcıdır. Bizler ayrışmak yerine bütünleşmek zorundayız. Belirtmiş olduğumuz minval üzerine ana sorunun etrafında birleşerek sorunların çözümü yoluna gitmeliyiz. İşimiz sorun üretmek değil, sorun çözmektir. Sorunlar müşterek gayretler ile çözüm bulur.

    Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) olarak her daim sorunun çözümü tarafında yer aldık. Bundan sonra da ana sorunların çözümünde yer alınacaktır.

    Sizlerin tüm hissiyatlarına katıldığımız belirterek Yazımız hissiyatlarımızı bir tarafa bırakarak bütünlük içerisinde okunduğunda ayrıştırıcı değil, bütünleştirici bir uslup izlendiği, asıl amacın sorunun kökünü oluşturan yapıyı ortadan kaldırmak olduğu çok iyi anlaşılacaktır.

    Yazımızın temeli Yazı İşleri Sınavının yapısına ve yapılışına dairdir.

    Bu duygu ve düşünceler ile hepinize bir kez daha saygı ve sevgilerimle selamlıyorum…

    Saygılarımla…

    İbrahim BAŞYURT

    Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) Genel Başkanı

  15. ihtiyar on 03 Ocak 2014 11:02 ]

    Sayın yarder yetkilileri ancak bu kadar olurdu tebrik ederim yazmış olduğunuz kelimeleri özenle seçilen yazınızı HAYRETLE VE İBRETLE okudum. Tek taraflı tutumunuzdan dolayıda ayrıca teşekkür ederim. Sizin üyeleriniz ve takip edenleriniz sadece YİM ler herhalde yaptığınız şey yargıyı etkilemek değilde sadece yorumsa lütfen her iki tarafıda düşünerek yaptığınız kimse mağdur olmasın saygılar sunarım.

  16. dadaş 66 on 03 Ocak 2014 13:56 ]

    Saygı değer başkan; Sınavı kazandığı halde atanamayan arkadaşların talep ve hislerine çözüm bulmaya gayret göstereceğiniz düşüncesi ile tüm çalışmalarınızda başarılar diler saygılarımı sunarım

  17. M. Cesur GÖÇMEN on 03 Ocak 2014 15:12 ]

    Sayın Başkan’ ın yazı metni cımbızlanarak yorumlanırsa yukarıdaki eleştirilere kapılmak mümkün.
    Ne varki Sayın Başkan hem ana metnin içerisinde hem de ikinci açıklamasında konuyu çok düzgün ve derin irdelemiştir. Sayın Başkana ait ve yazı içerisinde yer alan

    ” … Gaziantepteki 70 alan arkadaşımız komisyon bazlı olarak atanıyor, Çanakkaledeki 90 puan arkadaşımız atanamıyor. Haliyle bu durum adilane olmayan bir durumu ortaya çıkarıyor. İşte bizler Yazı İşleri Yönetmetmeliğindeki bu hususa dikkat çekiyoruz. Ayrıca Adli Yargı Adalet Komisyonları da lağv edilerek insan kaynakları ve görev yeri değişiklikleri Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmesi, keyfilikleri ve haksız yer değiştirmeleri kökten ortadan kaldıracaktır.
    Atanamayan kıymetli arkadaşlarımızın mağduriyetleri de gözönüne alınarak adil bir sınav yapısına ivedi olarak ihtiyaç vardır.

    Ayrıca Zabıt Katipliği gibi önemli bir ünvanın Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak değiştirmesi basiretsiz talepler mesleki anlamda hayretle karşılanmaktadır. Zabıt Katipliği bir ünvan mesleğidir. Sıradanlaşmış bir meslek değildir.

    ……

    Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) olarak dün suya attımız bir fikri taş gibi dalga dalga Yargı Çalışanlarının en büyük arzusu olan Yargı Hizmetleri Sınıfının ihdası da Kamu İdari Kurul Tutanaklarında yer almış, dün hayal olarak görülenler bugün gerçekleşme yolunda hızla ilerlemektedir. ”

    Şeklindeki ifadelerin hiç göz önüne alınmadan Sayın Başkan’ a ve yazılanlara yönelik bu hiddet ve şiddeti anlamam mümkün değil.
    Yargı Camiası yine aynısını yapmakta, kendisinden başka kişi kargadan başka kuş tanımamakta ısrar etmektedir. Görünen o ki özlenen günler için daha çok mesafe kat etmemiz gerekiyor.

    Sayın Başkan’ ın bu eleştirileri hak etmediğini, maksatlı değilse en iyimser şekilde metni tam okumadan yorum yapıldığı, bu nedenle hataya düşüldüğü kanısındayım.
    Saygılarımla.

  18. hasel1980 on 03 Ocak 2014 16:18 ]

    M.Cesur Göçmen arkadaşım sayın başkan “Bu durumu adil görüp, mezkur sınavın adil olmadığını savunanlar ve dolayısı ile 759 Yazı İşleri Müdürümüz hayal kırıklığına uğratanlar Yargı Çalışanlarının asıl sorunlarına eğilmek ve çözmek yerine zafer edası takınmaları hayretle karşılanmıştır.” bence fazlası ile gereksiz ve yanlı bu cümleyi kurarak davayı açan bizlere hakaret etmiştir. Biz kesinlikle kimsenin kötülüğünü isteamiyoruz hakkımızı arıyoruz ne zamandır hak aramak bu şekilde hakarete uğramayı gerekli kılmaktadır. Diğer ifadelere söyleyecek bir sözümüz yok haklı ve bizimde kesinlikle savunduğumuz ifadeler ama bizi yaralayan bu cümledir ve bu haksız itham bizi yaralamıştır. Bu nedenle bu sözleri de hak etmiştir. Tüm yorumlara rağmen ısrarla hatasından da dönmemekte ısrar etmektedir. Kusura bakılmasın bir hak varsa sonuna kadar gidilecektir. Kimsenin müdürlüğünde kimsenin gözü yoktur. Hepsi arkadaşımız canımız meslektaşımız, yükselmeleri bizim sadece sevincimiz olabilir. Burada hak aradığımız kurum Adalet Bakanlığı olmasına rağmen sanki kendi arkadışımıza düşmanca hisler besleyen kişiler olarak gösterilmemiz kabul edilemez. Bu şekilde yazan da haksızlık yapmıştır. Her yerde olduğu gibi bu mecrada da hakkımızı ararız. Hak arama iddiası ile yola çıkan bir dernek başkanının birilerinin hakkını arıyorum edası ile ortaya çıkarken birilerine hakaret etmek onların haklarını hiçe saymak gibi bir hakkı da görevi de olamaz. Tüm yorumlar yapılırken beklenti yanlış bu paragrafın oradan çıkarılması idi ancak ısrarla bu yanlışta devam edilmesi düşünce yapısının ne olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Hakkımızda hakkınızda en hayırlısı ne ise o olsun Allah’a emanet olun…

  19. sabine07 on 03 Ocak 2014 16:26 ]

    M.Cesur Göçmen arkadaşım başkan7ın yazısına karşı sizin neden açıklama yapmak zorunda kaldığınızı anlayamadım. bir zahmet yazılanlarla ilgili yanlış anlaşılma olmuşsa kendisi düzeltme yapsın.yazılarından rahatsızlık duyduğumuz gibi onun adına sizin açıklama yapmanız da ayrıca rahatsız edici . hoş değil ,
    Hiç kimse kimsenin hakkını hiçe sayamaz.Ne demişler yanlış hesap bağdattan döner.Bir gün muhakkak herkesin hakkı yerine gelecektir. Hiç olmadı ilahi adalet var. Ama bu süreçte ençok kraldan çok kralcı olanlar yara alacaklardır. Yine söylüyorum isteğimiz herkes için ADALET

  20. feray_tam35 on 03 Ocak 2014 19:18 ]

    Gecikmiş adaletin mağdurları bizleriz Sayın Başyurt.Siz gecikmiş adalet sonrası kıymetli Yazı İşleri Müdürlerinizin bu karar ile maddi ve manevi anlamda sarsılmış durumda oldukları sonucuna varıyorsunuz ancak bu gecikmiş adaletten bir kısım atanamayan sınavzedelerin maddi ve manevi ne kadar sarsıkladıklarına hiç değinmiyorsunuz işte bu yüzden haklı olarak arkadaşlarımın sitemkar yorumlarından nasiplendiniz. 92 puan aldığım sınavda sırf adalet bakanlığının ders notlarında hatalı bilgi vermesinden dolayı iptal ettiği soru nedeniyle atamam yapılmadı benden kıymetli bir arkadaşımın ataması yapıldı. Kusuru kendi işledi mağduriyeti benim gibi yedek arkadaşlarıma yaşattı. eyvallah dedim.sınav duyurusu yapılıp atama yapılmayan kadroya atanma talebinde bulundum.bakanlık kendi personelini tüm ülke genelinde atamasını yaptı biz taşra personeline gelince mahal dışında atama yapılamaz denilerek talebim reddedildi. Şuan yönetmeliğin 22.maddesi (Mahal dışı atama yapılamaz) ile ve komisyon bazlı yapılan atamaların iptali istemiyle Danıştayda 3 tane davam var. Dava dilekçem esas kaydına girdikten tam 7 ay sonra davalı idareye tebliğ edildi.hal böyleyken afedersiniz de siz hangi adaletten bahsediyorsunuz Sayın Başyurt. Sınav iptal edilirse eğer kıymetli müdürlerinizin mağduriyeti şuanki mevcut davalar nedeniyle değil Bakanlığın ben istedim oldu tutumundan ve gecikmiş adaletten kaynaklanmaktadır. Şuanki mevcut yönetmelik, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine İlişkin 2006/19 sayılı Başbakanlık Genelgesinin 2.maddesinde, “Görevde yükselme ve unvan değişikliği suretiyle yapılacak atama işlemleri, personelin istihdam edildiği birimlere göre ayrım yapılmadan gerçekleştirilecek, yönetmeliklerdeki bu hususa aykırı hükümler yeniden düzenlenecektir.” hükmüne aykırı olarak düzenlenmiş ve komisyon bazlı atamalar yaparak benim gibi birçok adayı mağdur etmiştir bu bakanlık. Öyle takdir maktir de etmiyorum çalıştığım kurumu. Asıl görevi adalet dağıtmak olan bir kurumda sadece ve sadece vatandaşa olan saygımla kurumuma karşı en ufak bir güvenim ve bağlılığım olamadan çalışıyorum ben bu kurumda.. Zamanında pisliğin üstü örtülmeye çalışıldı şuan kokuları gelmeye başladı sayın Başyurt. Ankara 9.İdare Mahkemesinden kurtulsa benim davalarıma takılacak davalı idare. Yönetmelik Genelgelere aykırı olamaz ilkesine aykırı olarak düzenlediği yönetmelik nedeniyle takılacak..İyi çalışmalar dilerim.

  21. FIRAT on 03 Ocak 2014 22:55 ]

    YARDER’ in sayın değerli başkanı, cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğriisen, bu sözü özellikle siz çok kullanıyorsunuz, bizim amacımız Hasan kardeşimin dediği gibi adaletten uzak, mağduriyetimize neden olan yönetmelik, amacımız yz.işl.md. arkadaşlarımız tekrardan tek tek hepsine hayırlı olsun,yüksek puan alıp açıkta kalan atanayan arkadaşlarımızı düşünmeniz gerekmiyormu, Yargı Çalışanları Derneği olarak bizlerde sizlere hatırlatırım yargı çalışanıyız, asıl mağduru mazlumu savunmak lazım, yapılan haksızlık var mı var, kime yapılmış tabiikii bizlere bu güne kadar bizler için neler yaptınız, ne zaman bir duyuru veya bakanlığa bu bir talep gönderdiniz sendika olarak bir çalışma yapmanız gerekirken, bizler hor görmeniz hangi adalet anlayışına sığar, mağduriyetimizin giderilmesi için hiç kimseden bir söz çıkmıyor haklısınız aynen sadece hakim savcılarımızın adalet bakanlığımız mensupları olarak görüldüğü gibi sizin YARDER de galiba Yazı işleri müdürleri derneği doğal olarak savunmanız da size hak vermek lazım, Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır,

  22. RECEP 44 on 03 Ocak 2014 23:29 ]

    Sayın Başkan’ ın yazısında, adalet çalışanlarının görevde yükselme sürecindeki uygulamaların haksız ve yanlış olduğunu açık bir şekilde ortaya koyması ve bunu da örnekleyerek dile getirmesi hususunu anlamamak ayrı bir ayrıcalık olsa gerek,Yazı İşleri Müdürlüğü görevde yükselme sınavının İlk alımlarının Adalet Komisyonların Bünyesinde olduğu ve her kadro için üç kişinin başvurabileceği aşikardır. Bu görevde yükselme sınavının ilk yanlışı burada başlamaktadır. Asıl olan bu ilk başlangıç sürecinin çözümü için bir yol ve çara bulmak olmalıdır. Sayın başkan da bu hususa derinden değinerek Adalet Komisyonlarının lav olması gerektiğini dile getirdiği açıktır. Gerçekten bu sınav sonucunda Gaziantep gibi bir yerde 70 puan ile atanan arkadaşımız olur iken Çanakkale gibi bir yerde 95 puanla açıkta kalan arkadaşımız olmuştur. Benim kişisel görüşüm ve evrensel normlar bazında da değerlendirildiğinde bunun açık bir şekilde adaletsiz olduğu ortadadır.Ancak bu durum sınavın sonucuna bağlı değil sınavın oluş şekline bağlıdır. 70 puanla atanan arkadaşımızın hiç suçu yoktur. Sınavın iptali de atanamayan arkadaşlarımızın sorununu çözecek değildir. Sorunun tek çözümü Bakanlığımızın bu sınav yönetmeliğinin kökten bir değişikli yoluna gitmesidir. Sayın başkan bu durumu yazısının tüm safalarında dile getirmiştir. Açılan dava kanımca yanlış bir davadır. Bu davanın sınavın iptali ya da sorunun iptaline yönelik değil de sebeplerine yönelek olsa idi herhalde daha başarılı olurdu.Sayın başkan ayrıca atanamayan kıymetli arkadaşlarımızın mağduriyetleri de gözönüne alınarak adil bir sınav yapısına ivedi olarak ihtiyaç bulunduğunu dile getirmiştir.Tüm mağduriyetlerin giderilmesi için YARDER’ den Komisyonların lav edilmesi ve sınav yönetmeliğinin kökten gözden geçirilmesi ve tüm arkadaşlarımızın hakkaniyet içerisinde bu sınavlara girmesi hususunda çalışmalarını yakindan takip ediyoruz ve takip edeceğiz. YARDER’ in yargı çalışanlarına yönelik ve özelikle Zabıt Katiplerinin durumlarını manedar bir şekilde dile getirmesinden dolayı teşekür ederim.

  23. TOSTİM on 03 Ocak 2014 23:51 ]

    atalarımız ne güzel sözler etmiş …
    ”Haramdan mal yığmak, balon gibidir. Şişer şişer; birden patlar” sınavdan çıkınca okulun bahçesinde tartışırken serbest sınav yaptık, gözetmen karışmadı diyenlere bu sözü hatırlatayım dedim…

  24. Commodore on 04 Ocak 2014 19:10 ]

    Kazanamayan meslektaşların sitemlerini anlamak mümkün değil. Kimi yedek diye olmayan bir kavramı dillerine dolamış, 70 puanı geçen herkesin atanması gerektiği düşüncesi içinde.. Kimi yıllardır komisyon bazlı olan atamaların haksız olduğunu dile getiriyor.
    Bilindiği gibi 2011 GYS den önce de komisyon bazlı müdürlük sınavları yapıldı. Bizler bakanlık personeli değiliz – ki zabıt katipliğine alımlarımız bile komisyon bazlı olmuştur. Kimi komisyon da 70 ile katip alırken kimi 85 ile almıştır. Dediğiniz gibi komisyon bazlı atamalar haksızlık ise bizim mesleğe kabul edilişimiz bile haksızlıklarla dolu olduğu iddia edilebilir.
    Sınav ilanından önce bu yönetmelik biliniyordu. Gerçekten müdür olmayı isteseydiniz fedakarlıklara girmeniz gerekirdi. Çalıştığım adliyede ( kendi memleketim) boş müdürlük kadrosu olmadığından dolayı 550 km ötede büyükşehire tayin oldum. 1 sene bekledim nihayet sınav ilanı açıldı, ama merkeze kıdem yılım yetmedi ve 80 km ötede bir ilçeyi tercih ederek 96 puanla atandım. Her gün 3 saatim yolda geçiyor. Ben bunları göze aldım, peki siz ne yaptınız?
    Dava dilekçesi yazmak daha kolay haklısınız.
    Burada ve çeşitli platformlarda bu sınavın adil yapılmadığı, atananların bunu hakketmediği gibi ithamlarda bulunanların bileğinin hakkıyla ve helaliyle müdürlüğü kazananları zan altında bırakmaları kabul edilemez.
    Ayrıca malum sorunun hatalı olmadığını siz de biz de biliyoruz.
    Buraya tekrar ders notunu kopyalayıp yapıştırmaya gerek yok.

    Tüm enerjinizi insanları mağdur etmek yerine yeni sınavda müdür olabilmek için bir referans aramaya harcarsanız daha iyi olur.
    Hani o beğenmediğiniz mülga yönetmelik var ya, dava falan açtığınız,
    neyse ki bakanlık sizleri düşünmüş size adilane yeni bir yönetmelik hazırlamış, tepe tepe kullanın…

  25. hayriye on 06 Ocak 2014 11:36 ]

    Sevgili arkadaşlar
    Yazı işl.Sınavının iptali ile ilgili yorumlarınızı okuyorum da nasıl bir hırs yapmışsınız ki kendinize ait olanda olmıyanda yorumları sürekli eleştiriyosunuz. Burada asıl olan hangi konu acaba, kimse bunu kabullenmek istemiyo. Ayrıca sayın Başyurt’un da Yargı camiasında çalışan içimizden biri olarak bu olaydan ne çıkarı olabilir, özellikle kazanıpta başlayamıyanlara karşı. Arkadaşlar burada mağdur olacak olanlar şu an atanıpta müdürlük maaşı ve görevi yapalar değilmi ?
    4 ocakta yorum yapan bi arkadaşımın yorumlarına katılıyorum, sizler hepiniz sınav yönetmeliğini bilerek sınava girmediniz mi? Şu anki talepleriniz de isteklerinizde de haklısınız. Amma kabullenmediğiniz gerçek : Sizlerin isteklerinizin de şu anki sınavın iptali ile hepsinin yola koyulması.Hemen gerçekleşmesi.
    Bence sayın başkan Başyurt yazılarında sürekli güzel bir üslup kullanarak anlatmak istediklerini detaylı birşekilde anlatmış.Bu son yazısında da bunu görüyoruz.Ayrıca bunu yaparkende yönetmeliğin değişmesi gerektiğine, adil bir yönetmeliğin uygulanmasına değinmiştir. Bazı illerde 70 puan alan arkadaşların göreve başladığını bazılarında da 90 lı puanlarla açıkta kalındığını. Bunu bile bile komisyonlardaki kadro açığına göre sınavın yapıldığı, sınava katılanların sayılarının da alınacak müdür sayısının ya 2 katı ya da üç katı olarak sınava alınacağı belliyken. Anlaşılmayan kabullenilmiyen herşey olup bittikten sonra hak hukuk aranması.
    Şu anki yönetmelik dahi değişmeden, nasıl geçmişe ait( 2011 yılında yapılmış) bir sınavın yeni istekleriniz doğrultusunda yapılacağıdır. İptal edilen sınav yine o yönetmeliğe göre yapılacak. O zaman bundan sonra tüm mağduriyetleri giderecek bir sınavın yapılması için kimseyi suçlamadan sizler bir kampanya başlatın, sizler öncü olun ama kullandığınız bu üsluplarla değil. Kızgınlığınız yasalaraysa, yönetmeliklereyse ondan başlıyarak yola çıkın. Kişi kızgınlıkla kalkarsa zararla oturur. Anlatmak istediğini de anlatamaz yine mağdur olur.
    Burada bahsedilen kızdığınız başkan Başyurt veya onun anlatmak istediklerini savunan M.Cesur Beyde bu camiadan birileri. Öyle bir veryansın hakların savunulmadığından çıkarlarının korunmadığından bahsedilmişki, sanki bu kişiler politikacı ve laf olsun diye bu sorunu dile getiriyorlar. Arkadaşlar bazı durumları eleştirirken eleştirilen durumuna düşüyoruz, sizlerde sadece olaya tek pencereden bakmışsınız. Konunun özü farklı, sizlerin şu anki istekleriniz farklı . Dileğimiz tüm sınavlarla ilgili durumlarda mağdur olunmaması. Arkadaşlarımızın mağduriyeti giderilirken maddi de zarara uğramamaları. Ayrıca tüm temennimiz sınav yönetmeliğinin değişerek istekler doğrultusunda gerçekleşmesi.Bunun içinde birlik olup gerekirse tüm müdür adayı arkadaşların kampanya başlatması, seslerini bakanlığa duyurmaları ve bunu isterkende ayrıca YARDER Sayın yetkililerinden de yardım istenildiğinde duyarsız kalmıyacaklarına ve ses getireceğine emin olarak yola koyulmak gerekir. Hepinize saygılarımla…

  26. VUSLAT 17 on 06 Ocak 2014 22:32 ]

    Arkadaşlar yol yakınken şimdiden ders çalışmaya başlayalım. Zamanında birileri Sayın Başyur gibi gerçekleri dile getirip yanlış duruşlarda bir hak arama yoluna girmese idi belki şu an yedeklerden atanabilirdik. Ancak kimileri kendi emekleri ile atanan arkadaşlarımızın hakları üzerinde hak arama yoluna girdiler. Sayın Başyurt’un dile getirdiği gibi keşke bu yönetmeliğe dava açılsa idi . Malesef tek sendikamız olan adalet Bürosen YARDER ‘ ın dile getirdiği çözüm yollarından % 10 kadar mücadele verse idi ancak bunu bile yapamayarak kazanan ve atanan arkadaşlarımızın hakkı üzerine tüm mağduriyetlerin giderilmesi yönünde bir sloganla hareket etmektedir . Ya ne mağduriyeti sen bize eşit şartlarda bir alım yolu hakkında mücadele versene , bak yoluda yarder ortaya koydu, YARDER in bu cesaretinden dolayı kutluyorum.

  27. MAĞDUR on 24 Ocak 2014 13:10 ]

    VULSAT 17 on isimli arkadaşım “yol yakınken şimdiden ders çalışmaya başlayalım” diyor. Lütfen sınavın ne zaman açılacağına ilişkin bilginiz varsa bizimle paylaşır mısınız , ben yaklaşık 2 yıldır aralıksız ders çalışıyorum, ama bir sonuç yok, bütün hayatımı bu sınava endeksledim, hak eden herkes görevinde yükselmesi dileğiyle

  28. derman on 24 Şubat 2014 12:05 ]

    sayın başkan çok güzel değinmiş sınavın ve atamaların iptali yerine yönetmeliğin iptali için dava açılsa belki bu tür sorunlar olmayacaktı. Her sınavın bir kazananı olduğu gibi birde kaybedeni olacaktır. Kazanamayıp yedekte kalan arkadaşlar;
    –Bu yönetmelik yürürlükte iken buna göre tercihlerinizi yapmadınız mı? kazanma olasılığınızı artırmak isteseydiniz bazı arkadaşların yaptığı gibi sınavdan önce puantaja takılmamak veya rakipsiz olarak sınava girebilmek için tayin isteyebilir kazanma olasılığınızın daha yüksek olduğu komisyonlara tayin isteyebilirdiniz (Gaziantep gibi)
    –Bunu yapmadınız veya şartlar itibariyle yapamadınız. Bağlı olduğunuz komisyondaki arkadaşlarınız ile birbirinize rakip olarak sınava girdiniz. Ama sınav sonucu arkadaşınız sizden daha fazla puan alarak atandı. Neden suçu kendinizde aramıyorsunuz? Neden daha fazla çalışıpta daha fazla puan almadınız? Başka komisyonda bulunupda 70 puanla atanan arkadaşın suçu ne belki rakibi olsa oda ona göre daha fazla çalışıp daha yüksek puan alabilirdi veya sen ona rakip olsan bakalım yine sen mi kazanacaktın?
    –Sınavın üzerinden iki yıldan fazla süre geçmesine rağmen hala idare mahkemesince verilecek karardan medet mi umuyorsunuz? İdare mahkemesince verilecek karar sonucu atamanızın yapılacağınımı umut ediyorsunuz? Yapılan sınavda sizden daha başarılı olan arkadaşınızı bu şekilde mi geçmeyi düşünüyorsunuz? Velevki sınav iptal oldu. Atamalar iptal edildi. Yeniden sınav yapılınca kazanacağınızın garantisi ne?
    –Tüm bu hususları bilerek ve kabullenerek bu sınava girmediniz mi?
    –Kazanamayınca kazanan arkadaşını tebrik edip tevvekkül edip yeni sınav açılmasını belemek ve açılacak olan sınava çalışmak gerekmez mi? Sınav ve atamaların iptaliyle mi uğraşıp enerjinizi ona mı harcamak gerekiyor.
    –Sınavın iptali için dava açanların puanlarına bakınca rakipleri olup kazanan adaylar ile aralarında oldukça puan farkı olduğu gözükmekte, buradaki amaç acaba nedir? kazanamamanın verdiği hırs, çekememezlik, kendi başarısızlığını bu şekilde telafi etmek mi?
    –Unutmayın ki bu her ne kadar bir sınavda olsa sonuçta nasip işidir. Kazanan arkadaşlar çalıştılar, rakiplerinden fazla puan aldılar eee nasipleri de varmış ki atandılar.
    –Bende rakipli olarak girdim ve diğer rakiplerimden yüksek puan alarak bu sınavı kazandım ve görevimi ifa etmekteyim.
    –Yorumlarda bakıyorum da bir çok arkadaşımda bu görüşteler.
    –Elbette sınavı kazanamamak kaybetmek zor. Ancak bunu kabullenip yeni açılacak sınava hazırlanmak gerekiyor. Enerjinizi dava açmakla, dilekçeler yazmakla harcayacağınıza ders çalışsaydınız yeni açılacak sınavda şansınız daha fazla olurdu. Bu kaybetme psikolojisinden kurtulmanız gerektiğini düşünüyorum.
    –Kazanamayan arkadaşlarımızın yukarıda belirttiğim soruları kendilerine bir sorup iyice bir değerlendirip buna göre hareket etmeleri gerektiği kanaatindeyim.

  29. zavallı on 26 Nisan 2014 16:25 ]

    NE YAZIKKİ HAKKI HUKUKU DAĞITAN KURUMDA EN BÜYÜK HAKSIZLIK YAPILIYOR (PERSONELİNE KARŞI)

  30. zavallı on 26 Nisan 2014 16:30 ]

    HA AYRICA DERMAN ARKADAŞ SINAVI KAYBEDEN ARKADAŞLAR DEMİŞ, BAYAĞI DA GÜZEL UZUN UZADIYA YAZMIŞ, BEN DÖRT SORU İPTAL OLMASAYDI ŞU AN ATANAN ARKADAŞTAN ÜÇ PUAN ÖNDEYDİM, NE YAZIKKI İPTAL OLAN SORULARDAN BENİM DOĞRULARIM ÇIKINCA BİR PUAN GERİSİNE DÜŞTÜM VE O ATANDI, SİZ BUNA NE DİYECEKSİNİZ, ADAM GİBİ SINAV YAPMAMALARINA KIZIYORUM BEN, YOKSA YOK ATANAN MÜDÜRLERİ GERİ ALIN, SINAVI İPTAL EDİN DEMİYORUM, İSTESELER YEDEKLERİ ATAYAMAZLAR MI, BAL GİBİ DE ATARLAR, MADEM SINAV DOĞRU DÜZGÜN YAPILMADI, BENİM GİBİ OLAN YEDEKDE KALAN KİŞİLER ATANSIN BİR SÜRÜ BOŞ YER VAR AMA NE YAZIKKI DEDİĞİM GİBİ EN BÜYÜK HAKSIZLIĞI BİZİM KURUM YAPIYOR

  31. Düyunu Umumi on 04 Mayıs 2014 17:20 ]

    Sayın Yarder yetkilileri. 30/04/2014 tarihli 9.İdare Mahkemesinin esastan verdiği karardan haberiniz vardır sanırım. Şimdi ne olacak? Uzun süreden beri görev yapan YİM’lerinin şimdiki durumu ne olacak? Hukuki süreçte neler yapılabilir? Tüm bu merak edilen konularla ilgili görüşlerinizi paylaşırsanız memnun oluruz. Teşekkürler.

  32. celil on 04 Mayıs 2014 23:11 ]

    Biz hile yaparak kazanmadık. Sınavda şaibe yok. İdarenin kusuru nedeni ile görevinden alınmasını istediğiniz müdürlerin yerinde sizlerde olabilirdiniz.

    Elbette hakların zail olmaması gerekir. Bunun sonuna kadar destekcisiyiz. Ancak bize olan bu kin nefret bir gün sizi sıkıntıya sokabilir.

  33. Murat ateş on 06 Mayıs 2014 06:43 ]

    Böyle saçma şeyler anca bizim ülkede olur ne yani iki yıldır müdürlük yapanlar şimdi katipmi olucak bukadar saçma birşey olabılırmı haksızlık dıye haykıranlar sınav şartları değişmedikçe yine haksızlık olmuyacakmı böyle bir karar çıkarsa kaos olur herkes itaraz eder yine iptal olur ozaman habire itiraz iptal ne olucak bunun sonu ben iptal olucağına pek ihtimal vermiyorum ama yinede belli olmaz burasıTürkiye hepimizin hakkında hayırlısı olur inşallah

  34. efe on 03 Haziran 2014 12:49 ]

    ben bi şey anlamadım bu durumdan….

  35. zafer on 08 Temmuz 2014 11:27 ]

    Son durum nedir arkadaşlar bilen varmı, ne oldu iptal edilen yazı işleri müdürlüğü sınavında atananların durumu?

  36. Sefyazman on 14 Ağustos 2014 10:03 ]

    Sayın arkadaşlarım;

    Yukarıda yazılan yazıları ve yorumları elimden geldiğince okudum. Herkes düşüncesini yazmış. Aynen söyle; 5 parmağın beşi bir değildir. bunun için de rahmetli aşık veysel;
    Kim okurdu kim yazardı
    Bu düğümü kim çözerdi
    Koyun kurt ile gezerdi
    Fikir başka başk’olmasa

    demiş. Yani doğru demiş.

    Adalet Mekanizmasındaki Adaleti biz Adeletçi olarak tartışıyorsak;
    Daha ne söylenebilir….
    Saygılarımla…

  37. Zabıt Katibi on 20 Ocak 2015 08:44 ]

    Arkadaşlar İnsan Hakları Mahkemesine dava açamıyormuyuz, bilen var mı?
    Neden burada konuşmak yerine çabalamıyoruz, neden kanuni yollardan hakkımızı aramaya devam etmiyoruz..
    Organize olunduğunda her şey hallolur diye düşünüyorum,
    Ayrıca BU KUL HAKKINA GİRİYOR, RABBİM “NASIL GELİRSEN GEL KARŞIMA AMA KUL HAKKI İLE GELME ” demiş, BU OLAYDA KİM SORUMLU İSE, KİM BU HAKSIZLIĞA SESSİZ KALIYORSA.. HAKKIMI HELAL ETMİYORUM, PARA PUL HİÇ ÖNEMLİ DEĞİL BU YIL OLMADI MÜDÜRLÜĞÜMÜZ KISMET DERİZ AMA SİZ O BİR DÜNYA DA NASIL HESAP VERECEKSİNİZ, 800 KİŞİNİN GÖZÜ VAR ALINAN O FARKLARDA… OLMADI ADALETİ O BİR DÜNYADA ARARIZ BİZ DE….

  38. 2011 zade on 10 Temmuz 2015 18:42 ]

    Danıştay 16.dairesi kararı bozdu bundan sonraki süreç ne olacak


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!