Yargı Çalışanlarının Valilik ve Kaymakamlıklara Bağlanması

Değerli Çalışma Arkadaşlarım;

Meclis Alt Komisyonunda görüşülmekte olan ve Mali Af olarak bilinen tasarı içerisinde yer alan 657SY. Değişikliklerinin tümü üzerinde görüşlerimi tekrar etmeyeceğim. Ancak çok önemli bulduğum İllerde Vali, İlçelerde Kaymakamların her düzey Kamu Personelinin Disiplin Amiri olmasını düzenleyen değişiklik üzerindeki görüşlerimi belirtecek ve Yargı Camiası için bunun sakıncalarına genel olarak değineceğim.

Maddenin şu anki mevcut hali

Disiplin amiri ve disiplin cezaları:

Madde 124 – (Değişik birinci fıkra: 29/11/1984 – KHK 243/25 md.) Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirlerdir.
Şeklindedir.

Önerilen değişiklik metni ise

“Disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirleri; yürütülen hizmetin özellikleri ve çalışma şartları dikkate alınarak genel yönetmelikte belirtilen esas ve usûller çerçevesinde, kurumlarınca tayin ve tespit edilen amirlerdir. Valiler il, kaymakamlar ilçe sınırları dâhilindeki kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatında görev yapan her düzey personelin üst disiplin amiridir.”
Şeklindedir.

Değişiklik önerisinin gerekçesi ise

“ Madde ile disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirlerinin tespitine ilişkin düzenlemeye yer verilmektedir. Sicil Sisteminin kaldırılmasıyla disiplin amirlerinin rolü artmış, taşrada görev yapan memurların disiplin açısından takibinin merkezden yapılmasının zorluğu dikkate alınarak Valiler ve Kaymakamların disiplin amiri olarak pozisyonları güçlendirilmiştir. “
Şeklindedir.

Sicil sisteminin kaldırılması ve gerçekten disiplin merkezli bir personel rejimi ile birlikte değerlendirildiğinde bu hükme göre her personelin gerçekte amiri İllerde Valiler, İlçelerde Kaymakamlar olacaktır.

Yargının bir bütün olarak sadece Sav – Savunma ve Yargılama faaliyetinden ibaret olmadığı, nihayetinde tamamlayıcı hizmetlerin de bu kapsamda bulunduğu dolayısı ile Yargı kavramının üçlü sac ayağı değil dörtlü bir yapı olduğu sürekli olarak her fırsatta dile getirilmiştir. Yargı Bağımsızlığının teceliisi aynı amanda bu hizmetlerin de aynı tarafszılık ve güven içerisinde yapılması ile mümkün olmaktadır. İnfazında, hayata geçirilmesinde Yargı Kararlarının ete kemiğe bürünüp toplumun hayatına karışmasında bu sağlanamaz ise Yargının karar verme mekanizmasındaki bağımsızlık ve tarafsızlık yine toplum tarafından yeterli bulunmayacaktır. Yeterli de değildir.

Seçim Müdürünün, İcra Dairesi Müdürünün, Ceza ve İnfaz Kurumları Müdürünün, Adli ve İdari Yargı Mahkemelerin ilgili Müdürlerinin üst disiplin amirinin Valiler ve Kaymakamlar olarak düzenlenmesi karşısında şu anki Amir durumunda bulunan Hakim ve Savcıların ilk amir olmaları çok anlam ifade etmeyecektir.
Uygulamada zaman içerisinde bu maddenin getireceği sıkıntıları tahmin bile etmek istemiyorum.
Bu değişikliğin tasarı metninden Çıkarılması ve üzerinde hiç tartışma yapılmadan geri çekilmesi zorunludur. Bu zorunluluk sadece personel için değil aynı zamanda Yargısal Faaliyetini bir anlamda Kaymakamın personeli ile yürütme durumunda kalacak olan Hakim ve Savcılar içinde geçerlidir.

Bütün bunların bir arada değerlendirilmesi neticesi, konu ile ilgili olacağını düşündüğümüz birçok Kişi, sendika ve Dernek ile görüşme gayretinde bulunduk. Bunlardan özellikle belirtmekte fayda gördüğüm husus başta Sn. Hakim Kemal ŞAHİN olmak üzere neredeyse tüm Hakim ve Savcılardan destek bulduk, endişelerimizde haklı olduğumuzu teyit ettik. Adalet Büro Sen ve YARDER (Yargı Çalışanları Derneği) dışında diğer Çalışanların oluşturduğu birçok etkin bilinen kuruluşun üye ve yetkilileriyle prensipte hem fikir olduk. Ne var ki bu tasarı içerisindeki bütün değişiklikler üzerindeki görüş ayrılıklarımızı bir kenara bırakıp hiç olmazsa sadece bu madde üzerinde ittifak etme, iş birliği yapma önerimiz Adli Yıl Açılış Töreni Daveti gibi cevapsız kalmıştır.

Biz Yargı Çalışanları ve onların gerçek temsilcisi olarak bu maddenin Tasarı metninden çıkarılması gayretlerimizi sürdürmekteyiz. Sürdüreceğiz. Yine en büyük desteği Hakim ve Savcı dahil kendi camiamızdan aldığımızın idraki içindeyiz. Bunu da belirtmekte hiçbir beis görmüyoruz. Gayretimiz bu yönde olacaktır. Bu yöndedir. Öncelikle Adalet Bakanlığı yetkililerinden bu hükmün tasarıdan çıkarılması için gayretlerini arttırmalarını beklediğimizi bu yolda yine her türlü katkıya hazır olduğumuzun bilinmesini, hiçbir siyasi parti ve kurum ayrımı yapmaksızın görüşlerimizi paylaşmaya hazır olduğumuzu tekrar ederim.

Yargı Çalışanları olarak bu gayretimizin sonuç vereceğini umuyor, çaresiz olmadığımızı, bizim adımıza en doğru adresin yine kendi camiamıza ait olan yerler olduğunu her Yargı Çalışanına açık davet mektubu mahiyetinde tekrar ediyorum..

Saygılarımla. 10.12.2010

M. Cesur GÖÇMEN
Adalet Büro Sen Yön. Krl. Üyesi

Bu yazı 616 defa okundu.

Yorumlar

"Yargı Çalışanlarının Valilik ve Kaymakamlıklara Bağlanması" için 3 yorum

  1. uğur on 15 Aralık 2010 23:02 ]

    süpermiş, e zaten hükümetten biz adalet çalışanları lehinde bir kanun geçeceğini sanmıyodunuz heralde, bizi kaymakamada bağlasınlar, belediye başkanınada, e tasma boynumuzda, ipin ucu kimde olursa olsun, biri çeker bi yana, öbürü çeker bi yana, arada ezilen kim olacak tahmin edin bakalım..

  2. derya on 15 Ocak 2011 01:45 ]

    yok kardeşim bizim hakkımız savunan kimse yok. bu da olur başka şey de olur. bu yıllardan beri böyle devam ediyor. kimse de çıkıp bir grup olalim sinerji yaratalim, itiraz edelim, hakkımızı alalim demiyor. yeni baslayan polise 2.000 TL maas veriyorlar, yıllarini vermis eski bir katip bile bu kadar maas almıyor. nasil bir sistem bu anlayamiyorum.
    biraz arastirildigi takdirde diger çoğu memurdan kat kat fazla calistigimiz, mesaiye kaldıgimiz, gecemiz-gunduzumuzun, c.tesi-pazarımızın olmadığı gorulecektir. ama yok zannetmiyorum. hersey aynı kalacak ve bu çark bizi zorlaya zorlaya bu şekilde dönmeye devam edecek.
    kimse birseye itiraz etmesin sakın….

  3. Gülgün ÜLGEN on 21 Şubat 2012 17:49 ]

    Adliye çalışanları tarafsız olmak zorundadır, Kaymakam ve Valiliğe bağlanmak demek kurumu siyasalleştirmek demektir, bundan kişi,kurumlar ve en çokta vatandaş zarar görür biz halimizden memnunuz amirlerimiz Hakim ve Savcılar olarak kalsın.Her değişiklik iyi olacak diye bir şey olmaz bazende kötü sonuçlar doğurabilir.Adalet hepimize lazım.


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!