Yürütmesi Durdurulan Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavı Üzerine Değerlendirme

01 Ocak 2014  
Kategori: 3-Duyurular, 4-Haberler

imagesCAZI5RE5

 

 

 

 

 

Merhabalar

 

Değerli Arkadaşlar

 

16 Ekim 2011 tarihinde yapılan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavının ve bu sınav neticesinde yapılan atamaların Yürütmesinin Durdurulmasına Ankara 9. İdare Mahkemesi tarafından karar verilmiştir.

 

Mezkur sınavın üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen böyle bir kararın verilmesi şaşkınlık ile karşılanmıştır.

 

W. Savage Landor dediği gibi Geç kalan adalet adaletsizliktir. Belirtilen süre zarfında bu sınav neticesinde atandıkları gibi halen bu görevlerini yürütmekte bulunan kıymetli Yazı İşleri Müdürlerimiz bu karar ile maddi ve manevi anlamda sarsılmış durumdadırlar.

 

Şöyle ki ; Hepimiz içerisinde bulunduğumuz ortam gereği hayat şartlarını ona göre idame ettirmektedir. Gelir seviyesi ve refah durumu insanların geleceğe daha umutlu bakmalarına neden olmaktadır. Ancak abacalar ile dolu bir gelecek gerek aile gerekse toplum içerisinde insanların huzurunu kaçıracağı gibi telafisi mümkün olmayan sonuçlar da doğurabileceği unutulmamalıdır.

 

Yürütmenin durdurulması kararı nihai karar olmayıp ara karar niteliğindedir. Bu nedenle sonuca yönelik bir karar verilmediğinden değerli arkadaşlarımızın şuan itibariyle endişe etmesine gerek yoktur. Bizler her daim şuna inanıyoruz ki Adalet er yada geç yerini bulanacaktır. Çünkü Adalet, düzenin temelini oluşturur.

 

Hukuk bir deryadır. Taraf menfeatlerini ve hakkın özünü teşkil eder. Nasıl ki Trafiğe çıkmadan önce emniyet kemerini, deniz ulaşımında boğazdan geçerken klavuz kaptan olmaması kazaya davet çıkarıyor ise yapılacak bir işte o konuda gerçek fikir sahipleri ile istişare etmedilmeden fiiliyata geçiliyor ise telafisi mümkün olmayan boyutlara varabilir. Her çarpışma taraflarda hasar yaratır, gemiye su aldırır, mürettabatın güvenini kaybettirir. Unutmayın her zaman istişare yaparak pozitif ve inisiyatif alanlar başarıya ulaşır, saygınlık görür. Davayı bu şekilde açmak açıkça basiretsizlik örneğidir.

 

Ehil olmak farklı bir husustur. Bir işin ehli yaptığı işin ve atacağı adımın sonunu görerek ona göre davrandır.

 

İşinin ehli kişi; sorunu belirler, ihtiyacı tespit eder ve gerekli müdahaleyi yapıp, sorunu çözer. Bir sorununuz olduğunda, yolunuz işinin ehli bir kişiye düşerse, işin ehli kavramının, ne demek olduğu çok daha net anlaşılır. Önceden işinin ehli bir kişiye yolunuz düştüyse, o vakit zaten birbirinizi, anlıyorsunuz demektir.

 

İşinin ehli olmak, sadece deneyim ve bilgi sahibi olmak değildir. Yine işinin ehli her şeyi bilen, kendisi çözen kişi hiç değildir. Tam tersine, bildiğini çok iyi bilen, iyi gözlem yapan, her zaman güven ve ihtiyaç duyulan kişi ve kurumlardır. Diğer bir deyişle temsil ettiği toplumu iyi okuyan kişi demektir.

 

İşin ehli kurum ve kişiler, kaynak meydana getirir, ya da var olan kaynakları en iyi şekilde değerlendirir, insanları takım haline getirir, doğru insanları, doğru yerlere yerleştirir ve onların ihtiyaçlarını karşılar, doğru tekniği ve teknolojiyi alır bunun en iyi şekilde kullanılması konusunda takım ruhu yaşayıp, yaşatıp ruhuna uygun şekle sokar.

 

Olayımızda ise 759 Yazı İşleri Müdürümüzün özlük hakları ve aylık ödemeleri bu kadro üzerinden ödenmis, bu dava ile de açıkça ihlal edilmiştir.

 

Açılacak olan dava bu şekilde değilde,  Yazı İşleri Müdürlüğünün ana mantalitesi üzerine açılsa idi daha fazla rağbet görecekti. Adil olmayan bir sınava yapısı mezkur olaydan daha fazla hak kayıplarına yol açtığı Yargı makamlarınca tespit edilip, bu hususta da Adalet Bakanlığımız gereğini yapabilirdi. Adalet Bakanlığımız halen bu haksızlığı sınav şeklindi insiyatif alarak kaldırabilir. Bu durum tabii bulunduğumuz kurumumuza adil bir sınav yolu açtığı için müteşekkiriyetimizi kazanır.

 

Son yıllarda Adalet Bakanlığının yapısında önemli değişiklikler yapıldı. Bunların çoğu memnuniyetle karşılandı, marifet iltifata tabi olduğundan gerekli takdiri de mensubiyet halinde olan Yargı Çalışanlarından fazlası ile gördü. Ancak bu kadar güzel gelişmenin yanı sıra yetmez ama daha fazlasını isteyen Yargı Çalışanları adil olmayan Yazı İşleri Sınav Yönetmeliğinin değişerek, tıpkı İcra Müdür ve Müdür Yardımcılığı sınavında olduğu gibi komisyon bazlı değil, ülke genelinde yapılacak bir sınavın daha adilene olacağı aşikardır. Çünkü Personel Genel Müdürlüğü ve Yüksek Öğretim Kurumu tarafından yapılan sınav neticesinde alınan puana göre gerekli derecelendirme yapılarak mülakat neticesinde puan sıralamasına göre kuraya tabi tutularak her hangi bir hak kaybına da neden olmadan Ülkemizin değişik bölgelerinde göreve başlayabilmektedir.

Neden mi daha adilane bir sınav olur diye sorarsanız : Yazı İşleri Müdürlüğü sınavı komisyon bazlı olarak gerekli başvurular alınmakta, komisyon belirlerdiği kadro  dışında başka komisyonda başvuru hakkı sözkonusu olmamaktadır. Bu durum ise Adil olmayan bir sınav mantığının sonucu baştan belirlemektedir. Bir olay ile izaha kavuşturmak gerekir ise ; Gaziantep ilimizde 20 kişi alınacak olup 20 kişi başvuruyor, Çanakkale ilimizde ise 5 kişi alınacak ancak 15 kişi başvuruyor. Yapılan merkezi sınav neticesinde Gaziantep ilimizde 20 arkadaşımız aldığı puan sırasıyla en üstten aşağı doğru yerleştiriliyor ve 70 puan alan arkadaşımız da bunların arasındadır. Çanakkale de ise 15 arkadaşımız yarışıyor ve sınav puanları 90 olup ilk 5 kişinin alınması yoluna gidiliyor. Gaziantepteki 70 alan arkadaşımız komisyon bazlı olarak atanıyor, Çanakkaledeki 90 puan arkadaşımız atanamıyor. Haliyle bu durum adilane olmayan bir durumu ortaya çıkarıyor. İşte bizler Yazı İşleri Yönetmetmeliğindeki bu hususa dikkat çekiyoruz.  Ayrıca Adli Yargı Adalet Komisyonları da lağv edilerek insan kaynakları ve görev yeri değişiklikleri Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmesi, keyfilikleri ve haksız yer değiştirmeleri kökten ortadan kaldıracaktır.

Atanamayan kıymetli arkadaşlarımızın mağduriyetleri de gözönüne alınarak adil bir sınav yapısına ivedi olarak ihtiyaç vardır.

 

Bu durumu adil görüp, mezkur sınavın adil olmadığını savunanlar ve dolayısı ile 759 Yazı İşleri Müdürümüz hayal kırıklığına uğratanlar Yargı Çalışanlarının asıl sorunlarına eğilmek ve çözmek yerine zafer edası takınmaları hayretle karşılanmıştır.

 

Adalet Bakanlığımız, HYSK’nın ayrılması ile dünden bugün yaptığı herşeyde Yargı Çalışanlarına faideli çalışmalar yapmış ve hiç bir Yargı Çalışanımızı mahcup etmemiştir. İnanıyoruz ki Yargının vereceği karar ne olursa olsun mevcut Yazı İşleri Müdürlerimizin haklarını her daim savunarak hak kaybına neden olmayacağı gibi bu hususta gereken çalışmayı da yapacaktır.

 

Gelişen ve değişen dünyada e-devletin ilk meyvesi olan UYAP gibi muazzam bir proje Yargı Çalışanlarının teknoloji ile olan bağlarını güçlendirmiş, geciken adaleti ortadan kaldırmayı hedeflemiştir.

 

Yargı Çalışanlarını mesleki hak ve menfeatlerine yönelik her türlü çalışma da son hızla sürdürülmekte olup, Hukukun mutfağını oluşturan Yargı Çalışanları herşeyin en iyisini hakkettiğini bilerek bu doğrultuda çalışmalarına hız vermiştir.

 

Ayrıca Zabıt Katipliği gibi önemli bir ünvanın Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak değiştirmesi basiretsiz talepler mesleki anlamda hayretle karşılanmaktadır. Zabıt Katipliği bir ünvan mesleğidir. Sıradanlaşmış bir meslek değildir. Günümüzde sıradanlaşmış her tür kadro talep edilen ismi almış, Yargı Çalışanlarının ise ilk günden bugüne kadar mesleki ünvanları korunmuş, bundan sonra da korunmaya devam edecektir. Böyle taleplerin mantıki izahatı olmadığı gibi Mübaşir arkadaşlarımızın Genel İdari Hizmetleri kadrosuna geçmeleri yerine Yargı Çalışanlarının en büyük hedefi ve hayali olan Yargı Hizmetleri Sınıfının ihdasını şiddetle talep edilerek biran önce hayata geçirilmelidir.

 

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) olarak dün suya attımız bir fikri taş gibi dalga dalga Yargı Çalışanlarının en büyük arzusu olan Yargı Hizmetleri Sınıfının ihdası da Kamu İdari Kurul Tutanaklarında yer almış, dün hayal olarak görülenler bugün gerçekleşme yolunda hızla ilerlemektedir.

 

Kıymetli Yargı Çalışanı Arkadaşlarım,

 

Ülkemiz öyle bir büyük bir ülke ki gündemi hiç eksik olmuyor. Gündemler, ülkelerin büyüklükleri ile orantılıdır. Böyle bir ortamda yoğun bir gündeme sahip olan Ülkemizde Yargı Çalışanlarının sorunları hep arka planda kalmıştır. Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) olarak ülke gündemin soğumasını beklenmiş açıklamamız daha dikkat çekici olması açısından bu nedenle bugün yapılmıştır.

 

Son olarak yürütmenin durdurulması kararının uygulanması sınavda başarılı olarak atamaları yapılan ve 2 yıla yakın bir süredir görevlerini idame eden Yazı İşleri Müdürü arkadaşlarımız yönünden Kamu yararı ve hizmetin gerekliliği de nazara alınarak telafisi güç zararlar meydana getirmemesini, iş bu açıklamalarımızın ise Yargıya intikal etmiş bir davada hakkında yargıya müdahale edecek şekilde görüş bildirmediğimiz gibi temsil ettiğimiz Yargı Camiasının ve Yargı Çalışanı arkadaşlarımızın hissiyatını dile getirmek gayreti içerisinde olduğumuzu ifade ediyoruz.

 

Unutmayalım ki Hakikat, Adaleti, Adalet ise Saadeti getirecektir…

 

Saygılarımla….

 

İbrahim BAŞYURT

 

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) Genel Başkanı

 

 

Bu yazı 8.313 defa okundu.

YARDER Başkanı İbrahim BAŞYURT Ülke TV’de sorunlarımızı dile getirdi.

15 Ocak 2011  
Kategori: 1-Başkandan, 4-Haberler

Yargı Çalışanları Derneği Genel Başkanı İbrahim BAŞYURT Ülke TV’de Ülke’de bu Sabah programına katılarak canlı yayında Yargı personellerinin sorunlarını dile getirdi. Programın tamamını izleyebilirsiniz.


Bu yazı 233 defa okundu.