Adli Yıl Açılış Mesajı

Yazan: 04 Eylül 2018 Salı  
Kategori: 4-Haberler

Merhabalar

Kıymetli Kamuoyu ve değerli Yargı Mensup, Çalışanı ve Bileşenleri…

Yeni bir adli yıla başlamanın heyecanı içerisindeyiz. Heyecan diyorum çünkü heyecan, emek ve sadakat ile yapılan her iş ve meslek yüksek başarıya ulaşmaktadır. Yargının yeni dönemdeki hali de bu şekilde olmalıdır ki aziz milletimizin adalete olan ihtiyaç ve güveni de bunu gerektirir.

Toplumsal hayatın huzur ve güven içerisinde devamı ancak adalet sisteminin etkin bir şekilde işlemesi ile mümkündür. Hukuk devletinin eksiksiz bir şekilde tesis edilebilmesi için de güçlü ve dinamik bir yargının varlığı zaruridir. Bu doğrultuda, Türk yargı sisteminin reforma tabi tutularak geliştirilmesi Adaletin tecellisi ve hukukun üstünlüğüne inanmış olan ülkemizin bekası için büyük önem arz etmektedir.

Türk yargı sistemine güvenin artırılması ve gelecek nesillere daha iyi işleyen bir yargı düzeninin miras bırakılması amacıyla yenilikçi ve katılımcı bir anlayışla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu minval üzerine Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu düzenlemesi yapılmış, Ceza uyuşmazlıklarında da alternatif çözüm yolu olan uzlaşma sisteminin işlerliğinin arttırılması sağlanmış ve bu suretle birçok uyuşmazlığın yargılamaya konu olmadan taraflar arasında uzlaştırmacı vasıtasıyla çözümüne imkân sağlanmıştır.

Hukukun üstünlüğüne inanmış olan Aziz Devletimiz ve Milletimiz inanç ve kararlılığı ile muasır medeniyet yolunda ülkemiz günden güne yol almakta ve bunun yanı sıra çağın gerekliliklerini en iyi bir şekilde anlayıp, algılayıp (Siber suçlar vs) adil bir düzen getirerek Adalet timsalini hep yükseklerde tutmaktadır.

Günümüzde Adalet camiası kıymetli vatandaşlarımıza sunduğu hizmetin hızı, güvenilirliği ve performansı, bilişim teknolojilerinden de istifade ederek kullanıldığı, adalet hizmetlerinin Türkiye genelinde bir bütün olarak en iyi şekilde yürütülmesinde içinde bulunduğumuz bilişim çağının bizlere sunduğu teknolojik gelişmeler ve imkânlardan yararlanılarak Adaletin tecellisi sağlanmaktadır. UYAP’ın yaptığı çalışmalarla başka kurumlara örnek olduğu gibi sadece adalet alanında ürettiği projelerle değil ortaya koyduğu vizyonla da pek çok kurum ve kuruluşa da ve bu alanda çalışma yapanların yol göstericisi olmuştur. Adalet hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesi için ülkemiz için hayati öneme sahip Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP)’ın  uygulamaya başlamasıyla Yargı Camiasın çığır açılmıştır.

Bunun ile birlikte ülkemizde Adli Veri Bankası açılmış ve bu sayede Türkiye’nin suç haritasının oluşturulabileceğini, Adli Veri Bankası’nın; adalet politikalarını oluşturmak, doğru stratejiler geliştirmek, önleyici düzenlemeler yapmak, suç ve suçluyla daha etkin mücadele etmek, dava ve uyuşmazlıkların sebebini analiz ederek dava açılmadan ve suçlar işlenmeden, önleyici adalet mekanizmasını hayata geçirerek çözümleyebilmek,  davaların, tutuklu ve hükümlülerin sayısıyla artış hızı ve sebeplerini değerlendirilerek ülkemizin geleceğinde daha güvenli bir adalet mekanizmasını oluşturmak adına son derece önemli bir başlangıç olmuştur.

Adaletin temelini hakikatleri araştırmak ve ortaya çıkarıp yargılamak hukuk ve ceza yargısının var oluş nedenidir. En nihayetinde yargı, yapacağı muhakeme faaliyeti ile somut delillere dayanılarak yapılır ve hüküm kurulur. Mahkeme, yargılanan insanların teminatıdır. Hüküm, hukukidir ve kamuoyunun vicdanında yeri vardır. Oysa Türk Ceza Kanunu, kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzeni ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla yapılmıştır.

 

İnanıyorum ki Yargıdaki olumlu gelişmeler Yargı Çalışanlarının Ekonomik, Sosyal ve Özlük haklarına da en kısa zamanda yansıyacak, müreffeh bir çalışma ve yaşam koşullarına erişilecektir.

 

Yargı Çalışanları için hayati öneme haiz olan Yargı Hizmetleri Sınıfı ihdası inşallah bu adli yıl içerisinde hayata geçmesi tüm Yargı Çalışanlarının cansipare çalışmalarının karşılığı olacaktır.

 

Hukuk hiçbir devletin hesaplaşma aracı değildir. Hukukun toplumda dirlik ve düzeni, hukuki güvenliği, adaleti sağlama ile toplumun ihtiyaçlarını karşılama gibi çeşitli elzem amaçları vardır. Devletler aralarındaki anlaşma, uzlaşma ve hesaplaşmaları Diplomasi yolu ile verir. Bunun dışına çıkılarak yapılan her türlü eylem ve söylem hukuk dışı olduğu unutulmamalıdır.

“Uluslar hukuku” veya “uluslararası hukuk,” medeni devletlerin karşılıklı ilişkilerinde başvurdukları geleneksel ve konvansiyonel kuralları içerir. Ancak bu kuralların devletlerarası ilişkilerde hukuki bir bağlayıcılığı bulunmaktadır. Uluslararası hukuk terimi bir dar, bir de geniş almamda kullanılmaktadır. Dar anlamıyla “uluslararası hukuk” iki veya daha fazla devlet arasında uygulanan muayyen hukuktur, geniş anlamıyla “uluslararası hukuk,” ister büyük, ister küçük olsun, ister bölgesel, ister hegamonik bir güç olsun, tüm medeni devletler için bağlayıcılığı olan evrensel “ hukuktur.” Lassa Oppenheim 1856 yılında imzalanan Paris Deklarasyonu ve 1899’da Lahey’de imzalanan Savaş ve Toprak Hukukuna İlişkin Sözleşmeyi evrensel “uluslararası hukuk,” belgeleri olarak kabul etmektedir. Bu durumda gösteriyor ki globalleşen dünyada yeni bir Uluslar arası hukuk kavramı ortaya konularak kendini güçlü olarak kabul eden devletlerin hukuku hiçe sayarak istediği gibi hareket etmesi Ulasal ve uluslar arası ilişkilere büyük zarar vermekte olduğu gibi telafisi mümkün olmayan boyutlara da ulaşabilmektedir.

Uluslar arası hukukun uygulanması yönünden en önemli aktör Birleşmiş Milletleridir.

Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın Teşkilat’a uluslararası anlaşmazlıklara hakemlik ve hukuki  antlaşmalar (Madde 33) çerçevesinde barışçıl çözümler bulma ve uluslararası hukukun gelişimini ve tedvinini destekleme (Madde 13) görevi vermiştir. Yıllar boyunca, Birleşmiş Milletler 500’den fazla çok taraflı anlaşmanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Söz konusu anlaşmalar ülkeler arasında geniş ortak yaklaşıma işaret etmekte ve anlaşmaları ihlal eden ülkelere yasal kısıtlamalar getirebilmektedir.

Bir çok alanda, Birleşmiş Milletler’in hukuk konusundaki çalışmaları öncü girişimler olmuş ve uluslararası boyutlara ulaşan sorunlara çözümler bulmuştur. Öne çıkan çabalar arasında çevrenin korunması, göçmen iş gücünün kontrolü, uyuşturucu trafiği ve terörizm ile mücadele gibi alanlar vardır. Uluslararası hukuk, insan hakları ve uluslararası insani yardım hukuku dahil geniş bir yelpazeyi içerisine alarak genişlediği için, BM’ye bu alanda verilen görev bugün de devam etmektedir.

Birleşmiş Milletler’in ihtilafların çözümlenmesi için oluşturulan organı Uluslararası Adalet Divanı’dır. Lahey Divanı olarak bilinen divan, 1946 yılında kurulmuştur. 2003 yılının sonunda, üye ülkelerden gelen 78 ihtilafla ilgili karar vermiş ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarından gelen taleplerle ilgili olarak 24 görüş bildirilmiştir. Bir çok konu tüm Divan tarafından ele alınmaktadır; fakat 1981 yılından beri tarafların istekleri üzerine altı dava özel kurullara sevk edilmiştir

Ülkeler, ekonomik haklarla ilgili sorularını da Divan’a getirirler. 1995 yılında, Kanada ve Avrupa Birliği arasında balıkçılık üzerine bir anlaşmazlıktan kaynaklanan bir davanın görüldüğü bir sırada, Kanada’nın karasularında avlanan bir İspanyol balıkçı gemisine el koyması üzerine İspanya, Kanada’ya karşı bir dava açmıştır. Daha yakın zamanlarda Lichtenstein, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın el koyduğu bazı mal varlıkları ile ilgili olarak bir dava açmıştır.

Uluslararası Hukukun Geliştirilmesi ve Yasallaştırılması adına Birleşmiş Milletler Bünyesinde Uluslararası Hukuk Komisyonu, Genel Kurul tarafından 1947 yılında, uluslararası hukukun geliştirilmesi ve tedvini için kurulmuştur. Komisyon, Genel Kurul tarafından 5 yıllığına seçilen 34 üyeden oluşmakta ve yılda bir kere toplanmaktadır. Üyeler dünyanın başlıca yasal sistemlerini temsil etmekte ve kendi hükümetlerinin temsilcileri olarak değil; icra ettikleri görevin uzmanı olarak hizmet vermektedirler. ülkelerin tek taraflı davranışları, diplomatik korunma, anlaşmalara tereddüt, uluslararası organizasyonların sorumlulukları, ülkeler tarafından paylaşılan ortak doğal kaynaklar ve uluslararası hukukun dağılması, uluslararası hukukun genişlemesi ve farklılaşması neticesinde ortaya çıkan zorluklara odaklanmasıdır. Ayrıca iş bu Komisyon ülkeler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesiyle ilgili pek çok konuyla ilgilenmektedir. Bunun temeli olarak ise Ülkeler ve Uluslararası Organizasyonlar Arasında veya Uluslararası Organizasyonlar Arasındaki  Hukuk Kuralları Anlaşması, 1986 yılında Viyana’da bir konferansta kabul edilmiştir.

Ancak küresel aktörlerin açık ve net olarak ortaya çıktığı bir dönemde Dünya 5’den büyüktür diyen bir ülkeye ve millete karşı açılan savaşta maalesef Birleşmiş Milletler sessiz kalarak Milletlerarası Hukuk kurallarını ve yüklendiği misyonu maalesef kaybetmiştir.

Savaşın, gözyaşının son bulması adına Müreffeh bir dünya için ekonomik ve sosyal  kalkınma, uluslararası barış ve güvenliğin gelişimi açısından uluslararası hukuk kuralları, teamüller, antlaşmalar ve standartların yeniden geliştirilmesi gerekmektedir.

 

Şu da unutulmamalıdır ki ülkemize yönelik dahili ve harici her türlü hukuk dışı hal, hareket ve faaliyet Hukuk önünde en ağır şekilde karşılığını bulacaktır.

 

Tüm bu duygu ve düşünceler ile yeni adli yılımızın dünyamız, ülkemiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyor, saygılar sunuyorum.

 

İbrahim BAŞYURT

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) Genel Başkanı

 

Bu yazı 145 defa okundu.

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun.

Yazan: 04 Eylül 2018 Salı  
Kategori: 4-Haberler

Bu yazı 5 defa okundu.

Çocuk Teslimi Haberine iliskin Kamuoyuna Bilgi

Yazan: 29 Temmuz 2018 Pazar  
Kategori: 4-Haberler

İcra vasıtasıyla yapilan çocuk teslimlerine ilişkin olarak bazı haber kanallarında yapılan haber ve burada konuşmacı olarak beyanda bulanan avukatın icra ve iflas kanunu 25.maddesini bilmediği gibi açıp okuma zahmetinde dahi bulunmadığı yine malesef icra dairesinin önünden dahi geçmediği vermiş olduğu olduğu beyanlar ile sabit hale gelmiştir. İcra ve İflas Kanununun 25. Maddesinde kanunun emredici hükümlerinin yani sıra istinaf ve yargitayin yerleşik içtihatları ile icra müdürünün ve pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacının bu husus bir takdir hakki bulunmadığı ifade edilmiştir. Bizlerinde bu durumdan pek hoşnut olmadığı ancak yasal olarak bu vazifenin ifa mercii icra dairesi olması hasebiyle en hassas şekilde is bu görevi ifa ettiğimizi bu olayın tüm tarafları iyi bilmektedir. İs bu olayın medyaya yansımasına neden olan kişi veya kişilerinde maalesef çocuğu bir sürtüşme ve mücadele alanı olarak görmekte ve tarafların birbirinden öçalma vasıtası olarak kullanıldığı maalesef apaçık ortadadır. Kaldı ki icra müdürlüğü bu isi icra ederken yeni bir hüküm kurmuyor, mahkemece tüm tarafların huzurunda verilmiş, tebliğ edilmiş hatta kesinleşmiş bir hükmü icra ve ifa etmektedir. Bu hükme uymayanların ise kanundan doğan hakkının yerine getirilmesi ve uygulanmasını istemesi ise sadece ve sadece icra ve iflas kanununun 25. Maddesinde açık ve net olarak belirtilmiştir. Bu nedenle haberlere konu olay ilişkin olarak icra müdür veya onun vazifelendirdiği icra memurunun olayın medyaya yansıdığı boyutu ile hiç bir kusuru bulunmamaktadır. Ayrıca kamuoyunda yer aldığı gibi kanunda çocuğun haczedilmesi diye bir kavram ve olay olmayıp çocuğun ilgili anne yada baba ile kişisel görüş tesisi olarak yer aldığı hususu Siz değerli kamuoyuna saygı ile duyurulur…

Ayrıca yapilacak yeni düzenleme ile is bu çocuk tesliminin Aile ve Sosyal politikalar müdürlükleri tarafından ücretsiz ve insan haklarına ve çağın gerekliliklerine uygun bir hale getirilmesi gerek yasa koyucu gerekse bu hususta etkin ve yetkin yetkililerden hassaten arz olunur…

Ayrıca Anayasadan kaynaklı haber alma özgürlüğü gereği toplumu bilgilendirme amaçlı olarak yapılan yazılı ve görsel medyamızın güzide temsilcilerine ise biraz daha sorumluluk bilinci ile hareket edilerek görüşüne başvurulacak kişi veya kişileri popülerliğinden ziyade o konuya vakıf olup olmadığına bakılarak yada o husus ile ilgili her hangi bir sivil toplum kurulusu var ise onların bilgi ve görgüsüne dayanarak kamuyu bilgilendirmesi gerek doğru bilginin kamu ile paylaşılması adına gerekse bilgi kirliliğinin önlenmesi adına daha iyi olacağını ifade etmek isterim…

Saygılarımla…

İbrahim BAŞYURT
Yargı Çalışanları Derneği Genel Başkanı

Bu yazı 17 defa okundu.

1Mayıs ve Kuruluş Mesajı

Yazan: 01 Mayıs 2018 Salı  
Kategori: 4-Haberler

Emeğin, emektarın, alın terinin, dayanışma ve yardımlaşmanın günü olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü ile birlikte böyle bir günde Yargının emektarları adına kurduğumuz Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) 11. Kuruluş yıldönümünü kutluyorum…

 

Dünden bugüne birlik ve beraberliğimizin mimarı kıymetli  Yargı Çalışanları arkadaşlarımıza ve Yargı Camiamıza minnet ve şükranlarımı arz ediyorum…

İbrahim BAŞYURT Yargı Çalışanları Derneği (Yarder) Genel Başkanı

Bu yazı 21 defa okundu.

23 Nisan Mesajı

Yazan: 22 Nisan 2018 Pazar  
Kategori: 4-Haberler

 

 

 

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki istiklâl mücadelesinde dönüm noktası olmuş, Milletimiz, egemenliğin kayıtsız şartsız kendisinde olduğu yeni bir devletin ilk adımını atmıştır. Yüce meclisimiz, ülkenin içinde bulunduğu olumsuz şartlara rağmen milletten aldığı güçle istiklâl mücadelesini başarıyla sonuçlandırmış, ezelden beri hür yaşayan milletimizin, ebediyete kadar hür yaşayacağını bütün dünyaya ilan etmiştir. Bu bakımdan 23 Nisan 1920 tarihi bu milletin önemli günlerinden birisi olmanın yanında, milletimizin her zaman en büyük güçlüklere bile kendi iradesiyle ve gücüyle karşı koyabileceğinin, her güçlüğü onurlu mücadelesiyle aşabileceğinin en büyük göstergesidir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, coşkumuzu, sevincimizi dünya çocuklarıyla paylaştığımız; dostluk, kardeşlik ve barış mesajlarını çocuklar aracılığıyla bir kez daha yinelediğimiz özel bir bayramdır. Hangi ülkede olursa olsun tüm çocukların savaş, açlık ve kargaşa ortamından uzak bir şekilde yaşamaları, barış içinde bir dünyanın da kapılarını açacaktır. Geleceğimizin teminatı olan en kıymetli hazinemiz çocuklarımızı; ülkesini ve milletini seven, vatanı için çalışıp üreten insanlar olarak yetiştirmek; kendi başına karar verebilen, eleştiren, kendine güvenen, hayatın güçlükleri ile baş edebilecek ölçüde donanımlı, girişimci, ufku geniş, değerlerine bağlı ve yetenekli gençler olarak yetiştirilmelerini sağlamak ortak sorumluluğumuz ve hedefimizdir.

 

Bu duygularla çocuklarımıza armağan edilen ve mili iradenin her şeyin önünde olduğunun ifade edildiği bu anlamlı günde, başta Cumhuriyetimizin ve Türkiye Büyük Millet Meclisimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, aziz şehit ve gazilerimizi, minnet ve şükranla anıyor, dünyanın bütün çocuklarına barış ve mutluluk getirmesi cenabı Allahtan niyaz ediyoruim.

Saygılarımla…

 

İbrahim Başyurt

Yargı Çalışanları Derneği (Yarder) Genel Başkanı

Bu yazı 28 defa okundu.

Şanlı Ordumuza Mesaj

Yazan: 17 Şubat 2018 Cumartesi  
Kategori: 4-Haberler

Vatanımıza milletimize ulusal egemenliğimize dair bir tehlike baş gösterdiğinde bütün dünya görmeli ve bilmelidir ki bu memleketin bütün fertleri bu milletin kahraman askerleridir.

 

Düğününe gider gibi aşkla şevk ile gülerek vatan savunmasına giderler ve tüm tehdit unsuru yerlere girerler her yere şanlı zaferlerle döner aslanlarımız.

Canını feda edenler şehit, uzvunu feda edenlere gazi düsturu ile hareket ederler kahraman askerlerimiz ve şanlı ordumuz.

 

Ey Şehitlerimiz ruhlarınız şad olsun. Ecdadınıza layık oldunuz. Ey Gazilerimiz bu vatan size minnettardır.

Bütün vatandaşlarımıza hayırduaları ile maddi ve manevi duyarlı ve erdemli davranışlarından dolayı tebrik ediyor teşekkürlerimi sunuyorum…

 

Yargı Çalışanları olarak her daim vatanımızın, milletimizin ve kahraman ordumuzun yanında olduğumuzun bilinmesi hususu  saygılarımız ile aziz milletimize arz olunur.

 

İbrahim Başyurt

Yargı Çalışanları Derneği Genel Başkanı

Bu yazı 14 defa okundu.

Komisyonların Klavye Sınavına yazısına ilişkin Beyan

Yazan: 10 Kasım 2017 Cuma  
Kategori: 4-Haberler

 

 

Merhabalar

 

Kıymetli Kamuoyu

 

Bir takım Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlıkları tarafından bünyesinde bulunan Yargı Çalışanı Arkadaşlarımıza yönelik Klavye kursuna katılmadıkları takdirde tayin hususunun tebliğ edildiği üzülerek görülmüştür.

 

Yargı Çalışanları icra ettiği meslek, yüklendiği misyon ve vizyon gereğince böyle bir uygulamanın Yargı Çalışanları arkadaşlarımıza ve Yargı Camiası adına büyük bir üzüntü verici durumdur.

 

Yargı’daki aksaklıkların sorumlusu sadece Yargı Çalışanları üzerine yıkılarak günü kurtarma gayesi son derece yanlış bir husustur.

 

Yargı Çalışanları 3 dakikada 90 kelime yazan değil, Yargının tüm çilesini, eza ve cefasını çeken mutfak kısmında bulunan kişilerdir. Böyle bir uygulama kıymet arkadaşlarımız için son derece yaralayıcı ve il dışı tayin hususunda mobinge varan bir uygulamadır.

 

Tabiri caiz ise kıyasen bir misalleme yapılacak olursa Emniyet Camiasında bulunan tüm Kolluk Kuvvetlerini silahı ile hedef tuturamayanların mesleki yetersizliği gibi bir nokta söz konusu olur ki büro kısmında çalışan kolluk kuvvetine yapılan yanlış bir uygulama olacaktır.

 

Yargının her birimi ayrı ayrı vazifelere mahsus olup yüklendiği misyon ve vizyon gereği Yargının vakarını üzerinde taşıyan tüm meslektaşlarımıza karşı yapılan bu durumu üzülerek bildirmekteyiz.

 

Tüm kamuoyuna saygı ile arz olunur.

 

İbrahim BAŞYURT

 

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) Genel Başkanı

Bu yazı 75 defa okundu.

10 Kasım Mesajı

Yazan: 10 Kasım 2017 Cuma  
Kategori: 4-Haberler

1699233_940x531

 

 

 

 

 

Aziz Türk Milletinin sonsuza dek sürecek İstiklal ateşini yakan, ebedi ideallerin ve zaferlerin kahramanı Türkiye Cumhuriyetinin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 79. Yılı olması hasebiyle Rahmet ile Saygı anıyoruz.

İbrahim BAŞYURT

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) Genel Başkanı

Bu yazı 67 defa okundu.

Cumhuriyetimizin 94. Yılı kutlu olsun

Yazan: 28 Ekim 2017 Cumartesi  
Kategori: 4-Haberler

IMG_20171028_014944

Bu yazı 54 defa okundu.

15 Temmuz Mesajı

Yazan: 15 Temmuz 2017 Cumartesi  
Kategori: 4-Haberler

 

 

“Allah bir daha bu millete bir İstiklâl Marşı yazdırmasın” diyen vatan şairimiz Mehmeh Akif Ersoy’un bu niyazı Cenabı Hak tarafından karşılık bulmuş olup küresel kan emicilerin müslüman alemi ve mazlum milletler üzerindeki zulmü günden güne çeşitli entrikalar ile artmakta iken bu oyunu tarih tekerrürden ibaret olduğunu bilen bu aziz millet milli bir ruh ile kader demeyerek kaderin üzerinde bir kaderin olduğunu, göklerden gelen bir kararın olduğunu ve geceyi onaran bir mimar olduğunu bilerek bozmuştur.

Bu itibarla 15 Temmuz demokrasi zaferi ve şehitlerimizi anma gününde bir kez daha aziz Şehitlerimize Allahtan rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.

Cenabı Allah şehitlerimizin yakınlarına ve milletimize sabır versin.

Tedavisi devam eden gazilerimize acil şifalar diliyorum.

 

Bu süreçte hukuk karşısında hesap verenlerin hesapları ile meşgul olup adil bir yargılama ile devletin ve milletin en temel unsuru olan Adalet duygusunun tatmini için emek ve mesai harcayan  Hakim, Savcı, Avukat, Müdür, Zabıt Katibi, Mübaşir, Teknisyen, İnfaz Koruma Memuru ve tek tek sayamadığımız tüm Yargı Camiasının kıymetli mensup ve çalışanlarına şükran ve minnettarlığımızı  arz ediyorum….

 

Saygılarımla…

 

İbrahim Başyurt
Yargı Çalışanları Derneği Genel Başkanı

Bu yazı 51 defa okundu.

Sonraki sayfa »