Yürütmesi Durdurulan Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavı Üzerine Değerlendirme

Yazan: 01 Ocak 2014 Çarşamba  
Kategori: 3-Duyurular, 4-Haberler

imagesCAZI5RE5

 

 

 

 

 

Merhabalar

 

Değerli Arkadaşlar

 

16 Ekim 2011 tarihinde yapılan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavının ve bu sınav neticesinde yapılan atamaların Yürütmesinin Durdurulmasına Ankara 9. İdare Mahkemesi tarafından karar verilmiştir.

 

Mezkur sınavın üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen böyle bir kararın verilmesi şaşkınlık ile karşılanmıştır.

 

W. Savage Landor dediği gibi Geç kalan adalet adaletsizliktir. Belirtilen süre zarfında bu sınav neticesinde atandıkları gibi halen bu görevlerini yürütmekte bulunan kıymetli Yazı İşleri Müdürlerimiz bu karar ile maddi ve manevi anlamda sarsılmış durumdadırlar.

 

Şöyle ki ; Hepimiz içerisinde bulunduğumuz ortam gereği hayat şartlarını ona göre idame ettirmektedir. Gelir seviyesi ve refah durumu insanların geleceğe daha umutlu bakmalarına neden olmaktadır. Ancak abacalar ile dolu bir gelecek gerek aile gerekse toplum içerisinde insanların huzurunu kaçıracağı gibi telafisi mümkün olmayan sonuçlar da doğurabileceği unutulmamalıdır.

 

Yürütmenin durdurulması kararı nihai karar olmayıp ara karar niteliğindedir. Bu nedenle sonuca yönelik bir karar verilmediğinden değerli arkadaşlarımızın şuan itibariyle endişe etmesine gerek yoktur. Bizler her daim şuna inanıyoruz ki Adalet er yada geç yerini bulanacaktır. Çünkü Adalet, düzenin temelini oluşturur.

 

Hukuk bir deryadır. Taraf menfeatlerini ve hakkın özünü teşkil eder. Nasıl ki Trafiğe çıkmadan önce emniyet kemerini, deniz ulaşımında boğazdan geçerken klavuz kaptan olmaması kazaya davet çıkarıyor ise yapılacak bir işte o konuda gerçek fikir sahipleri ile istişare etmedilmeden fiiliyata geçiliyor ise telafisi mümkün olmayan boyutlara varabilir. Her çarpışma taraflarda hasar yaratır, gemiye su aldırır, mürettabatın güvenini kaybettirir. Unutmayın her zaman istişare yaparak pozitif ve inisiyatif alanlar başarıya ulaşır, saygınlık görür. Davayı bu şekilde açmak açıkça basiretsizlik örneğidir.

 

Ehil olmak farklı bir husustur. Bir işin ehli yaptığı işin ve atacağı adımın sonunu görerek ona göre davrandır.

 

İşinin ehli kişi; sorunu belirler, ihtiyacı tespit eder ve gerekli müdahaleyi yapıp, sorunu çözer. Bir sorununuz olduğunda, yolunuz işinin ehli bir kişiye düşerse, işin ehli kavramının, ne demek olduğu çok daha net anlaşılır. Önceden işinin ehli bir kişiye yolunuz düştüyse, o vakit zaten birbirinizi, anlıyorsunuz demektir.

 

İşinin ehli olmak, sadece deneyim ve bilgi sahibi olmak değildir. Yine işinin ehli her şeyi bilen, kendisi çözen kişi hiç değildir. Tam tersine, bildiğini çok iyi bilen, iyi gözlem yapan, her zaman güven ve ihtiyaç duyulan kişi ve kurumlardır. Diğer bir deyişle temsil ettiği toplumu iyi okuyan kişi demektir.

 

İşin ehli kurum ve kişiler, kaynak meydana getirir, ya da var olan kaynakları en iyi şekilde değerlendirir, insanları takım haline getirir, doğru insanları, doğru yerlere yerleştirir ve onların ihtiyaçlarını karşılar, doğru tekniği ve teknolojiyi alır bunun en iyi şekilde kullanılması konusunda takım ruhu yaşayıp, yaşatıp ruhuna uygun şekle sokar.

 

Olayımızda ise 759 Yazı İşleri Müdürümüzün özlük hakları ve aylık ödemeleri bu kadro üzerinden ödenmis, bu dava ile de açıkça ihlal edilmiştir.

 

Açılacak olan dava bu şekilde değilde,  Yazı İşleri Müdürlüğünün ana mantalitesi üzerine açılsa idi daha fazla rağbet görecekti. Adil olmayan bir sınava yapısı mezkur olaydan daha fazla hak kayıplarına yol açtığı Yargı makamlarınca tespit edilip, bu hususta da Adalet Bakanlığımız gereğini yapabilirdi. Adalet Bakanlığımız halen bu haksızlığı sınav şeklindi insiyatif alarak kaldırabilir. Bu durum tabii bulunduğumuz kurumumuza adil bir sınav yolu açtığı için müteşekkiriyetimizi kazanır.

 

Son yıllarda Adalet Bakanlığının yapısında önemli değişiklikler yapıldı. Bunların çoğu memnuniyetle karşılandı, marifet iltifata tabi olduğundan gerekli takdiri de mensubiyet halinde olan Yargı Çalışanlarından fazlası ile gördü. Ancak bu kadar güzel gelişmenin yanı sıra yetmez ama daha fazlasını isteyen Yargı Çalışanları adil olmayan Yazı İşleri Sınav Yönetmeliğinin değişerek, tıpkı İcra Müdür ve Müdür Yardımcılığı sınavında olduğu gibi komisyon bazlı değil, ülke genelinde yapılacak bir sınavın daha adilene olacağı aşikardır. Çünkü Personel Genel Müdürlüğü ve Yüksek Öğretim Kurumu tarafından yapılan sınav neticesinde alınan puana göre gerekli derecelendirme yapılarak mülakat neticesinde puan sıralamasına göre kuraya tabi tutularak her hangi bir hak kaybına da neden olmadan Ülkemizin değişik bölgelerinde göreve başlayabilmektedir.

Neden mi daha adilane bir sınav olur diye sorarsanız : Yazı İşleri Müdürlüğü sınavı komisyon bazlı olarak gerekli başvurular alınmakta, komisyon belirlerdiği kadro  dışında başka komisyonda başvuru hakkı sözkonusu olmamaktadır. Bu durum ise Adil olmayan bir sınav mantığının sonucu baştan belirlemektedir. Bir olay ile izaha kavuşturmak gerekir ise ; Gaziantep ilimizde 20 kişi alınacak olup 20 kişi başvuruyor, Çanakkale ilimizde ise 5 kişi alınacak ancak 15 kişi başvuruyor. Yapılan merkezi sınav neticesinde Gaziantep ilimizde 20 arkadaşımız aldığı puan sırasıyla en üstten aşağı doğru yerleştiriliyor ve 70 puan alan arkadaşımız da bunların arasındadır. Çanakkale de ise 15 arkadaşımız yarışıyor ve sınav puanları 90 olup ilk 5 kişinin alınması yoluna gidiliyor. Gaziantepteki 70 alan arkadaşımız komisyon bazlı olarak atanıyor, Çanakkaledeki 90 puan arkadaşımız atanamıyor. Haliyle bu durum adilane olmayan bir durumu ortaya çıkarıyor. İşte bizler Yazı İşleri Yönetmetmeliğindeki bu hususa dikkat çekiyoruz.  Ayrıca Adli Yargı Adalet Komisyonları da lağv edilerek insan kaynakları ve görev yeri değişiklikleri Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmesi, keyfilikleri ve haksız yer değiştirmeleri kökten ortadan kaldıracaktır.

Atanamayan kıymetli arkadaşlarımızın mağduriyetleri de gözönüne alınarak adil bir sınav yapısına ivedi olarak ihtiyaç vardır.

 

Bu durumu adil görüp, mezkur sınavın adil olmadığını savunanlar ve dolayısı ile 759 Yazı İşleri Müdürümüz hayal kırıklığına uğratanlar Yargı Çalışanlarının asıl sorunlarına eğilmek ve çözmek yerine zafer edası takınmaları hayretle karşılanmıştır.

 

Adalet Bakanlığımız, HYSK’nın ayrılması ile dünden bugün yaptığı herşeyde Yargı Çalışanlarına faideli çalışmalar yapmış ve hiç bir Yargı Çalışanımızı mahcup etmemiştir. İnanıyoruz ki Yargının vereceği karar ne olursa olsun mevcut Yazı İşleri Müdürlerimizin haklarını her daim savunarak hak kaybına neden olmayacağı gibi bu hususta gereken çalışmayı da yapacaktır.

 

Gelişen ve değişen dünyada e-devletin ilk meyvesi olan UYAP gibi muazzam bir proje Yargı Çalışanlarının teknoloji ile olan bağlarını güçlendirmiş, geciken adaleti ortadan kaldırmayı hedeflemiştir.

 

Yargı Çalışanlarını mesleki hak ve menfeatlerine yönelik her türlü çalışma da son hızla sürdürülmekte olup, Hukukun mutfağını oluşturan Yargı Çalışanları herşeyin en iyisini hakkettiğini bilerek bu doğrultuda çalışmalarına hız vermiştir.

 

Ayrıca Zabıt Katipliği gibi önemli bir ünvanın Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak değiştirmesi basiretsiz talepler mesleki anlamda hayretle karşılanmaktadır. Zabıt Katipliği bir ünvan mesleğidir. Sıradanlaşmış bir meslek değildir. Günümüzde sıradanlaşmış her tür kadro talep edilen ismi almış, Yargı Çalışanlarının ise ilk günden bugüne kadar mesleki ünvanları korunmuş, bundan sonra da korunmaya devam edecektir. Böyle taleplerin mantıki izahatı olmadığı gibi Mübaşir arkadaşlarımızın Genel İdari Hizmetleri kadrosuna geçmeleri yerine Yargı Çalışanlarının en büyük hedefi ve hayali olan Yargı Hizmetleri Sınıfının ihdasını şiddetle talep edilerek biran önce hayata geçirilmelidir.

 

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) olarak dün suya attımız bir fikri taş gibi dalga dalga Yargı Çalışanlarının en büyük arzusu olan Yargı Hizmetleri Sınıfının ihdası da Kamu İdari Kurul Tutanaklarında yer almış, dün hayal olarak görülenler bugün gerçekleşme yolunda hızla ilerlemektedir.

 

Kıymetli Yargı Çalışanı Arkadaşlarım,

 

Ülkemiz öyle bir büyük bir ülke ki gündemi hiç eksik olmuyor. Gündemler, ülkelerin büyüklükleri ile orantılıdır. Böyle bir ortamda yoğun bir gündeme sahip olan Ülkemizde Yargı Çalışanlarının sorunları hep arka planda kalmıştır. Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) olarak ülke gündemin soğumasını beklenmiş açıklamamız daha dikkat çekici olması açısından bu nedenle bugün yapılmıştır.

 

Son olarak yürütmenin durdurulması kararının uygulanması sınavda başarılı olarak atamaları yapılan ve 2 yıla yakın bir süredir görevlerini idame eden Yazı İşleri Müdürü arkadaşlarımız yönünden Kamu yararı ve hizmetin gerekliliği de nazara alınarak telafisi güç zararlar meydana getirmemesini, iş bu açıklamalarımızın ise Yargıya intikal etmiş bir davada hakkında yargıya müdahale edecek şekilde görüş bildirmediğimiz gibi temsil ettiğimiz Yargı Camiasının ve Yargı Çalışanı arkadaşlarımızın hissiyatını dile getirmek gayreti içerisinde olduğumuzu ifade ediyoruz.

 

Unutmayalım ki Hakikat, Adaleti, Adalet ise Saadeti getirecektir…

 

Saygılarımla….

 

İbrahim BAŞYURT

 

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) Genel Başkanı

 

 

Bu yazı 7.830 defa okundu.

Acı Kaybımız

Yazan: 12 Eylül 2011 Pazartesi  
Kategori: 3-Duyurular, 4-Haberler

Derneğimiz Yönetim Kurulu Üyesi olan ve Bakırköy 8.Aile Mahkemesi Mübaşiri olan Sevgili kardeşimiz Bülent ALPAY’ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Kendisine Yüce Rabbimizden rahmet, ailene ve sevenlerine başsağlığuı dileriz.

Yargı Çalışanları Derneği

Bu yazı 265 defa okundu.

ÇANAKKALE GEZİSİ VE ŞEHİTLİK ZİYARETİ

Yazan: 03 Haziran 2011 Cuma  
Kategori: 3-Duyurular, 4-Haberler

 

                                                             YARGI ÇALIŞANLARI DERNEĞİ

                                               ÇANAKKALE GEZİSİ VE ŞEHİTLİK ZİYARETİ

GEZİ TARİHİ           : 17.Haziran.2011 Cuma günü saat 23:30 İstanbul hareket

                                   18.Haziran.2011 Cumartesi günü saat 15:00 Çanakkale hareket

AÇIKLAMALAR:    1-Hareket merkez adliyeler önünden başlayacak olup dönüşte aynı yerde bırakılacaktır.

                                 2-Gezi katılım payı dernek üyeleri için 15.-TL, üye olmayanlar için   25.-TL olarak belirlenmiş olup sabah kahvaltısı, gidiş-dönüş yol ücreti, şehitlik giriş ücreti ve rehber ücreti dahildir. Öğle yemeği program dahilinde değildir. Bu nedenle katılımcıların kendi yanlarında yiyecek ve içecek getirmeleri gerekmektedir. 

                                   3-Katılmak isteyen misafirlerimiz için son başvuru tarihi 15 Hazirandır.

                                   4-Program;

Sabahleyin 06.00 Eceabat’ta güneşin doğuşu manzarası ve kahvaltı

                                   07.00 rehberlerle birlikte şehitlik gezisi

                                   12.00’de Mehmetağa köyü ziyareti ve öğle yemeği

                                   14.30 hatıra fotoğrafı

                                   15.00 dönüş

Not                             :Belirtilen saatler yaklaşık olarak hesaplanmıştır. Yol durumu ve diğer aksaklıklar nedeniyle gecikmeler olabilir.

                                   YARGI ÇALIŞANLARI DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

Bu yazı 451 defa okundu.

3.Genel Kurul Toplantımız Yapıldı.

Yazan: 30 Mart 2011 Çarşamba  
Kategori: 3-Duyurular, 4-Haberler

Derneğimizin Olağan Genel Kurul Toplantısı 30/03/2011 tarihinde yapılarak aşağıdaki kararlar alınmıştır.

1-Yönetim Görevlendirmeleri
 
 Yargı Çalışanları Derneği 2011 yılı Genel Kurul Toplantısında Yönetim Kuruluna seçilen 7 asil ve 7 yedek üyenin görevlendirmeleri aşağıdaki gibi yapılmıştır. 
 
Yönetim Kurulu Görevlendirmeleri 

İbrahim Başyurt  :Genel Başkan
 Fırat Batar  :İkinci Başkan
 Mikail Polat  :Genel Sekreter
 Salih Yücedağ  :Muhasip
 Kenan Demir  :Mali İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı
 Sevgi Mercan   :Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı
 Tahire Özkağnıcı  :Teşkilatlanmadan sorumlu Başkan Yardımcısı

 Yedek Yönetim Kurulu Görevlendirmeleri

 Muammer Mutlu :Organizasyon ve Sosyal İlişkiler Komisyonu Başkanı
 Barış Çakır      :Eğitim Komisyonu Başkanı
 Canan Yıldız   :Halkla İlişkiler ve Yayın İşleri Komisyonu Başkanı
 Sinan Köklü    :Enformasyon Komisyonu Başkanı
 Kadir Dumlu  : Enformasyon Komisyon Yardımcısı
 Yusuf Kartal  :Kültür Sanat Komisyonu Başkanı
 Özlem Özer     :Yargı Bileşenler Komisyonu Başkanı

 2-Çanakkale Gezisi
 
 13 Mayıs gecesi saat 23.59 hareket
 14 Mayıs akşam 17.00 dönüş hareket
 Gezi ücreti üyelere 15 TL üye olmayanlara 25 TL olmak üzere yol ücreti, sabah kahvaltı sandviç, rehber ve giriş ücreti dahil olup bunun dışındaki yemek misafirlere ait olacaktır.
 Yemek sorumlusu olarak İbrahim ve Mikail arkadaşımız görevlendirilmiştir.
 Gezi duyurusu Fırat tarafından hazırlanacaktır.
Otobüslerin temini için ilgili belediyelerle tüm üyeler iletişim kurup organizasyonda görev alacaklardır.
 Gezi kontenjanının belirlenmesi için 10 Mayıs son gün olup gezi ücretlerinin önceden toplanması hususunda özen gösterilecektir.

 3-Yargı Çalışanlarının Vakıfbank sponsorluğunda vakıfkart-kimlik belgesi projesi için gerekli görüşmeleri yapmak üzere Fırat görevlendirilmiştir.
 
 4-Ticari faaliyet kapsamında gerekli araştırma yapmak üzere Mikail görevlendirilmiştir.
 
 5-Aidat toplama

 Bakırköy ödeme dilekçeleri için Kenan, Üsküdar Adliyesi için Kadir görevlendirilmiştir.

 6-İnternet sorumluları

 www.e-adalet.org sitesi sorumlusu olarak Sinan ve Kadir, www.yarder.org.tr sitesi sorumlusu olarak Kadir, Fırat, Mikail görevlendirilmiştir.

 7-Sms sistemi sorumluları olarak Mikail, Fırat, Muammer görevlendirilmiş olup üye ve diğer ilişkide bulunulan kişilerle ilgili olarak veri tabanı sürekli güncel tutulacaktır.

 8-Adli Yıl Açılış etkinliği
  
 10 Eylül 2011 günü etkinlik tarihi olarak belirlenmiş olup organizasyonda öncelikli sorumlular Muammer, Sevgi, İbrahim olarak belirlenmiştir. Yer ve diğer unsurların temini için tüm yönetim kurulu asli görevli sayılmıştır. 

 11-Yayın ve stiker çalışması konusunda Tahire, Canan, Kenan ve Fırat görevlendirilmiş olup bu yönde bir komisyon oluşturulup derneğin aidiyet duygunun geliştirilmesi ile ilgili olarak yayın hazırlanacaktır.

 12-Örgülenme ve temsilcilikler

 Her il ve ilçede birer temsilci ağı oluşturulması ve bu durumun dernek sitesinde güncel olarak yayınlanması için tüm yönetim kurulu üyeleri görevlendiriliştir.

 13-Panel organizasyonları

 Önümüzdeki yıl ile ilgili olarak yukarıda belirtilen etkinliklerin dışında panel ve sempozyum düzenlenmesi için yönetim kurulu ayrıca çalışma yapacaktır.
 
 14-Tatil çalışmaları
 
 Adalet Bakanlığı kampına alternatif olarak Yargı Çalışanlarının faydalanacağı

 15-Ziyaretler

 16-Üyelere eğitim

Bu yazı 161 defa okundu.

İş yoğunluğunun faturası memura çıktı

Yazan: 15 Aralık 2010 Çarşamba  
Kategori: 2-Dernekten, 3-Duyurular, 4-Haberler, 5-Organizasyonlar

15 Mart’ta iki buçuk TL olan posta masrafları 16 Mart’ta üç buçuk TL olunca iş yoğunluğu nedeniyle günlük tebligat çıkarıp postalarını günlük gönderemeyen memur aradaki farkı ödemek zorunda kaldı.

Yargı Çalışanları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Kartal, ciddi iş yoğunluğu altında çalışmak durumunda olan adliye çalışanlarının PTT’nin bu uygulamasıyla mağdur edildiğini belirtti. Kartal, PTT’nin öncesinden haber vermeksizin yaptığı zamların neden olduğu problemleri ve çözüm önerilerini şu şekilde dile getirdi:

‘Eğer böyle bir zam yapılacaksa, hayatın olağan akışına göre ve hukuka uygun şekilde bizlere bir bildirim yapılıp, bir süre verilmesi gerekmektedir. Zira bizler adliyelerde bize bildirilen tarife üzerinden dosyaların ilgili taraflarından masraf pulu talep etmekte ve iş yoğunluğumuza göre bu masraflara konu işlemleri yaparak listeler halinde PTT’ye teslim etmekteyiz. İş yoğunluğumuz, personel eksikliği ve adliyelerdeki işlerin doğası gereği her talebi anında yerine getirememekteyiz. Bazı postaların PTT’ye teslim edilme süresi bazen 1 hafta kadar süre alabilmektedir. Karşılaştığımız sorunun temelini bu durum oluşturmaktadır. Zira bizler ptt nin kendi gişeleri gibi direk vatandaşın gönderilerini alıp el’an ilgili yerlere gönderemiyoruz. Bizler bir nevi aracı kurum durumundayız. Haliyle eğer gönderilere herhangi bir zam yapılacaksa bizlerin bu hususta daha önceden bilgilendirilmesi ve buna göre dosya taraflarından masraf pulu almamız gerektiği söylenmelidir. Aksi taktirde ortaya böyle haksız ve yalnış bir durum çıkmaktadır. ( Oysaki buna benzer bazı durumlarda ptt bizi bilgilendirmesine rağmen, zarflara yapılan zamlar hususunda ne hikmetse yıllardır böyle saçma bir uygulama devam etmektedir. )En vahimi de bu durumun ilk defa yaşanan bir durum değil, her yıl tekerrür eden bir durum olması ve meslektaşlarımızın çeşitli sebeplerden dolayı bu konuyu dillendirememesi, yetkili birimler nezdinde gerekli girişimleri yapmaktan çekinmesidir. Biz Yargı Çalışanları Derneği olarak, meslektaşlarımızın yıllardır maruz kaldığı bu haksız ve yalnış uygulamaya son verilip, bu hususun mantık ve hukuk kurallarına uygun bir şekilde çözüme kavuşturulmasını talep etmekteyiz.’

Alıntıdır.

Bu yazı 215 defa okundu.

Yargı Çalışanlarının Valilik ve Kaymakamlıklara Bağlanması

Yazan: 14 Aralık 2010 Salı  
Kategori: 2-Dernekten, 3-Duyurular, 4-Haberler, 5-Organizasyonlar

Değerli Çalışma Arkadaşlarım;

Meclis Alt Komisyonunda görüşülmekte olan ve Mali Af olarak bilinen tasarı içerisinde yer alan 657SY. Değişikliklerinin tümü üzerinde görüşlerimi tekrar etmeyeceğim. Ancak çok önemli bulduğum İllerde Vali, İlçelerde Kaymakamların her düzey Kamu Personelinin Disiplin Amiri olmasını düzenleyen değişiklik üzerindeki görüşlerimi belirtecek ve Yargı Camiası için bunun sakıncalarına genel olarak değineceğim.

Maddenin şu anki mevcut hali

Disiplin amiri ve disiplin cezaları:

Madde 124 – (Değişik birinci fıkra: 29/11/1984 – KHK 243/25 md.) Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirlerdir.
Şeklindedir.

Önerilen değişiklik metni ise

“Disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirleri; yürütülen hizmetin özellikleri ve çalışma şartları dikkate alınarak genel yönetmelikte belirtilen esas ve usûller çerçevesinde, kurumlarınca tayin ve tespit edilen amirlerdir. Valiler il, kaymakamlar ilçe sınırları dâhilindeki kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatında görev yapan her düzey personelin üst disiplin amiridir.”
Şeklindedir.

Değişiklik önerisinin gerekçesi ise

“ Madde ile disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirlerinin tespitine ilişkin düzenlemeye yer verilmektedir. Sicil Sisteminin kaldırılmasıyla disiplin amirlerinin rolü artmış, taşrada görev yapan memurların disiplin açısından takibinin merkezden yapılmasının zorluğu dikkate alınarak Valiler ve Kaymakamların disiplin amiri olarak pozisyonları güçlendirilmiştir. “
Şeklindedir.

Sicil sisteminin kaldırılması ve gerçekten disiplin merkezli bir personel rejimi ile birlikte değerlendirildiğinde bu hükme göre her personelin gerçekte amiri İllerde Valiler, İlçelerde Kaymakamlar olacaktır.

Yargının bir bütün olarak sadece Sav – Savunma ve Yargılama faaliyetinden ibaret olmadığı, nihayetinde tamamlayıcı hizmetlerin de bu kapsamda bulunduğu dolayısı ile Yargı kavramının üçlü sac ayağı değil dörtlü bir yapı olduğu sürekli olarak her fırsatta dile getirilmiştir. Yargı Bağımsızlığının teceliisi aynı amanda bu hizmetlerin de aynı tarafszılık ve güven içerisinde yapılması ile mümkün olmaktadır. İnfazında, hayata geçirilmesinde Yargı Kararlarının ete kemiğe bürünüp toplumun hayatına karışmasında bu sağlanamaz ise Yargının karar verme mekanizmasındaki bağımsızlık ve tarafsızlık yine toplum tarafından yeterli bulunmayacaktır. Yeterli de değildir.

Seçim Müdürünün, İcra Dairesi Müdürünün, Ceza ve İnfaz Kurumları Müdürünün, Adli ve İdari Yargı Mahkemelerin ilgili Müdürlerinin üst disiplin amirinin Valiler ve Kaymakamlar olarak düzenlenmesi karşısında şu anki Amir durumunda bulunan Hakim ve Savcıların ilk amir olmaları çok anlam ifade etmeyecektir.
Uygulamada zaman içerisinde bu maddenin getireceği sıkıntıları tahmin bile etmek istemiyorum.
Bu değişikliğin tasarı metninden Çıkarılması ve üzerinde hiç tartışma yapılmadan geri çekilmesi zorunludur. Bu zorunluluk sadece personel için değil aynı zamanda Yargısal Faaliyetini bir anlamda Kaymakamın personeli ile yürütme durumunda kalacak olan Hakim ve Savcılar içinde geçerlidir.

Bütün bunların bir arada değerlendirilmesi neticesi, konu ile ilgili olacağını düşündüğümüz birçok Kişi, sendika ve Dernek ile görüşme gayretinde bulunduk. Bunlardan özellikle belirtmekte fayda gördüğüm husus başta Sn. Hakim Kemal ŞAHİN olmak üzere neredeyse tüm Hakim ve Savcılardan destek bulduk, endişelerimizde haklı olduğumuzu teyit ettik. Adalet Büro Sen ve YARDER (Yargı Çalışanları Derneği) dışında diğer Çalışanların oluşturduğu birçok etkin bilinen kuruluşun üye ve yetkilileriyle prensipte hem fikir olduk. Ne var ki bu tasarı içerisindeki bütün değişiklikler üzerindeki görüş ayrılıklarımızı bir kenara bırakıp hiç olmazsa sadece bu madde üzerinde ittifak etme, iş birliği yapma önerimiz Adli Yıl Açılış Töreni Daveti gibi cevapsız kalmıştır.

Biz Yargı Çalışanları ve onların gerçek temsilcisi olarak bu maddenin Tasarı metninden çıkarılması gayretlerimizi sürdürmekteyiz. Sürdüreceğiz. Yine en büyük desteği Hakim ve Savcı dahil kendi camiamızdan aldığımızın idraki içindeyiz. Bunu da belirtmekte hiçbir beis görmüyoruz. Gayretimiz bu yönde olacaktır. Bu yöndedir. Öncelikle Adalet Bakanlığı yetkililerinden bu hükmün tasarıdan çıkarılması için gayretlerini arttırmalarını beklediğimizi bu yolda yine her türlü katkıya hazır olduğumuzun bilinmesini, hiçbir siyasi parti ve kurum ayrımı yapmaksızın görüşlerimizi paylaşmaya hazır olduğumuzu tekrar ederim.

Yargı Çalışanları olarak bu gayretimizin sonuç vereceğini umuyor, çaresiz olmadığımızı, bizim adımıza en doğru adresin yine kendi camiamıza ait olan yerler olduğunu her Yargı Çalışanına açık davet mektubu mahiyetinde tekrar ediyorum..

Saygılarımla. 10.12.2010

M. Cesur GÖÇMEN
Adalet Büro Sen Yön. Krl. Üyesi

Bu yazı 544 defa okundu.