Şehit olan Doğubeyazıt Cumhuriyet savcısı Hakan Kılıç için yardım kampanyası

Yazan: 13 Şubat 2012 Pazartesi  
Kategori: 4-Haberler

Şehit olan Doğubeyazıt Cumhuriyet savcısı Hakan Kılıç için yardım kampanyası için yorumlar kapalı

T.C.
HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU
10.02.2012
07.02.2012 tarihinde şahadet mertebesine ulaşan meslektaşımız Cumhuriyet savcısı Hakan Kılıç geride çalışmayan eş ve beş yaşında bir çocuk bırakmıştır.Kurulumuz tarafından ailesine yardım kampanyası başlatılması amacıyla Ankara Valiliği’nden gerekli izin alınmış olup tüm meslektaşlarımızın ve milletimizin bu konuda gerekli hassasiyeti göstererek elinden gelen yardımı yapacağına olan inancımız tamdır. Yardım kampanyasına ait hesap numaraları aşağıda belirtilmiştir.

Saygıyla duyurulur.

Vakıfbank HSYK bağlı şubesi HSYK Genel Sekreterliği adına açılan hesap
İBAN numarası : TR 820001500158007299653538
Ziraat bankası Ankara/Gazi Mahallesi şubesi HSYK Genel Sekreterliği adına açılan hesap
İBAN numarası : TR 050001000898591166875001

 
Bu yazı 122 defa okundu.

Ceza Davalarından Artık Temyiz Harcı Alınmayacak

Yazan: 27 Ekim 2011 Perşembe  
Kategori: 4-Haberler

CEZA DAVALARINDAN ARTIK TEMYİZ HARCI ALINMAYACAK

 14.04.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacı İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. Maddesinde “IV Temyiz İstinaf ve İtiraz Harçları başlığı altında 13/b maddesinde Yargıtay Ceza Dairelerinde yapılacak temyiz başvurularında 40-TL alınmasına ilişkin 492 sayılı yasanın 1 sayılı tarifesinin A- Mahkeme harçları bölümüne eklenen   yasa hükmünün,
 Ceza yargılamasının amacı bireyin savunma hakkını engellemeden maddi gerçeğin bütün boyutları ile tespiti ve araştırılması olduğu, çağdaş hukuk sistemlerinde; ceza sorumluluğunun, kusur esası üzerine kurulmuş olduğunu, 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 3/2 maddesinde ceza kanunu uygulamasında kişiler arasında ekonomik konumları yönünden herhangi bir ayrım yapılamayacağı belirtildiği, yargılama faaliyetine ilişkin olarak, Türk Ceza Kanunu içerisinde düzenlenen hükümler  yargılama hukukunda da öncelikle her aşamada  uygulanması gereken kurallar olduğunu, iptali gereken yasa hükmüne göre: temyiz harcını ödeyerek benzer suçtan yargılanıp temyiz hakkını kullanabilen sanıklar ile yıllarca cezaevinde kalıp herhangi bir ödeme gücü olmayan bu nedenle kararı temyiz etmekten vazgeçen sanıklar arasında hukuki fiili eşitliğin ortadan kalkacağı adalete olan güvenin sarsılacağı haklı endişeleri ortaya çıktığını, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasasında 325/3 ve 327/1 maddelerinde yargılama giderlerinden sanığın kusuru oranında sorumlu tutulacağı, aynı yasanın 330 maddesinde, kanun yollarına başvurunun reddi halinde başvuran tarafın bundan doğan giderleri ödeyeceği belirtildiğini, burada sanığın kesinleşmiş karar ile haksızlığı tespit edilip kanıtlanmadan, devlete ödeme yapılmaması  esası benimsendiğini, iptali gereken yasa hükmü ile getirilen 40-TL peşin temyiz harcına ilişkin düzenlemenin Ceza Muhakemesi Yasasının  306. maddesinde yer alan hükmün sanık lehine bozulması halinde bu durumun temyiz talebinde bulunmayan diğer müşterek suç faillerine uygulanmasına ilişkin  hükümle de çeliştiğini, getirilen temyiz harcı düzenlemesi ceza yargılaması hukukunun masumiyet karinesini esas alan düzenlemeleri ile uyuşmadığını, kamusal makamların düzenlediği, soruşturma belgeleri ile hiçbir kusuru olmadan suçlamaya maruz kalabilen bireyin savunma hakkının kullanılmasında Devlete harç ödemesi masumiyet karinesiyle bağdaşmadığı gibi harcın vergi hukuku alanında Devletin bireye sunduğu hizmete karşılık ödendiğinden, ceza yargılamasında suçlanma ceza alma risk ve tazyiki altındaki sanığa devletin yargı hizmeti sunduğundan bahsedilemeyeceğini, adil bir hukuk düzeni kurmak, Devletin varlığının sebebinin ön koşulu olduğunu, karşılaştığı suçlamaya karşı kişinin kendini savunma,  haklılığını kanıtlayabilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde itiraz temyiz, talep haklarını herhangi bir parasal ön şarta veya engele  tabi tutulmadan kullanabilmesi olduğunu, aksi halin kabulüyle yargılama  kontrolsüz, göstermelik kalabilecek hukuk devleti ilkesinin zedeleneceğini, kişilere hürriyetini sınırlayıcı kararlara karşı kayıtsız koşulsuz üst mercilere başvuru hakkının tanınması adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturduğunu, kişinin iradesi dışında kolluğun veya başkalarının uydurduğu delillerle veya sadece başkalarının aleyhine yasa dışı delil üretmekle meşgul olan gizli yapılanmaların yönlendirmeleri ile yıllarca ceza yargılamasına maruz kalan, adli hata ile verildiği yıllar sonra kanıtlanan ceza mahkemesi kararlarının uygulamada yaşandığı gibi ilk derece mahkemelerince verilen ceza kararlarının büyük çoğunluğunun Yargıtayca bozulduğu, ceza mahkemelerindeki davaların  önemli oranda sanık lehine beraatle sonuçlandığı fiili gerçeği masumiyet karinesinin ve savunma dokunulmazlığının uygulamadaki önemini ortaya koyduğunu, yıllarca cezaevinde tutuklu bulunan bu yüzden yakınları tarafından terkedilmiş, hiçbir geliri olmayan işsiz güçsüz sanıklarla ilgili temyiz taleplerinde 40-TL lik temyiz harcı alınmasının günümüzün hukuksal değerleri ile izahının mümkün olmadığını, 6217 Sayılı yasanın amacı yargı hizmetlerinin hızlandırılmasıyla ilgili savunma açısından konulan harç engelinin de kanunun resmi adı ile de çeliştiğini, harcın yargılamayı hızlandırmayacağı, aksine ek bir yargılama prosedürü olarak yargılamanın uzamasına sebep olacağını, ayrıca temyiz talebinin kabule değer bulunup bulunmayacağı konusunda 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasası’ndaki 296. maddesine göre mahkememizce öncelikle incelenmesi gerektiği gibi temyiz talebinin ön koşulu olan harcın mahkememizce harçlar yasasına göre tahsil etmesi gerektiğinden, Anayasaya aykırılık sorunu mahkemelerce de re’sen değerlendirilebileceğini, 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 465-472 maddelerinde düzenlenen; peşin ödenmesi gereken yargılama gideri ve harçların ödenmesinde kendisiyle ailesinin geçimini önemli zarurete düşürmeksizin ifada acze düşümü halinde kişinin adli yardımlaşmadan faydalanacağına ilişkin kuralların ceza yargılamasında uygulanmasını sağlayıcı paralel hükümlerin yer almaması da Anayasada 10. maddesinde yer alan yasa önünde eşitlik ilkesini zedelediğini, Yargı denetimini sanık ve suçun mağduru  yönünden,  savunma ve mağdur haklarını arama özgürlüğü önüne konulan parasal engelleme mahiyetindeki 6217 sayılı yasanın 13. maddesindeki peşin ödenmesi gereken harç kuralının Anayasamızın 2. maddesindeki Hukuk Devleti ilkesinin Anayasamızın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma, Anayasanın 10. maddesinde yer alan yasa önünde eşitlik,  Anayasanın 5. maddesinde düzenlenen Devletin bireyin savunma hakkın önündeki ekonomik engellerin kaldırma ödevi ilkesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 14. maddesindeki savunma hakkını kullanmada kişiler arasında ödeme gücü bakımından ayrımcılık yapılamayacağı  ve Anayasanın 141/4 maddesinde yer alan Devletin en az giderle ve mümkün olduğunca süratle davaları sonuçlandırması gerektiği ilkeleriyle açıkça çeliştiği, mağdura ve sanığa hak arama, savunma hakkını kullanmada, bir günlük asgari işçi ücretinin üzerindeki 40-TL nin peşin olarak nakden ödemesi gerektiğine ilişkin düzenlemenin Anayasamıza açık aykırılık oluşturduğundan Anayasa Mahkemesine başvurmuştu.
 Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2011/54 Esas, 2011/142 Karar sayılı kararı ile İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Hakkı YALÇINKAYA’nın talebi ve gerekçeleri yerinde bulunarak 6217 Sayılı Yasanın 13. maddesinin değiştirilen IV Temyiz, İstinaf ve İtiraz harçları” kısmının “Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40TL biçimindeki (b) fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline oy çokluğu ile karar vermiştir.
 İPTAL EDİLEN YASA HÜKMÜNÜN AYKIRI OLDUĞU ANAYASA MADDELERİ :
 Anayasamızın;
 2. maddesinde tarif edilen Türkiye Cumhuriyetinin insan haklarına saygılı  sosyal bir hukuk devleti olduğu ilkesi,
 5. maddesinde tarif edilen Devletin temel amacı bireyin, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik  ve sosyal engelleri kaldırmaya insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışma görevinin olduğu ilkesi,
 36. maddesinde tarif edilen Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak sureti ile yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı ilkesi,
 38/4. maddesinde tarif edilen masuniyet karinesi,
 141/4. maddesinde tarif edilen davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevi olduğu ilkesi,

Bu yazı 1.271 defa okundu.

Acı Kaybımız

Yazan: 12 Eylül 2011 Pazartesi  
Kategori: 3-Duyurular, 4-Haberler

Derneğimiz Yönetim Kurulu Üyesi olan ve Bakırköy 8.Aile Mahkemesi Mübaşiri olan Sevgili kardeşimiz Bülent ALPAY’ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Kendisine Yüce Rabbimizden rahmet, ailene ve sevenlerine başsağlığuı dileriz.

Yargı Çalışanları Derneği

Bu yazı 326 defa okundu.

3.Genel Kurul Toplantımız Yapıldı.

Yazan: 30 Mart 2011 Çarşamba  
Kategori: 3-Duyurular, 4-Haberler

Derneğimizin Olağan Genel Kurul Toplantısı 30/03/2011 tarihinde yapılarak aşağıdaki kararlar alınmıştır.

1-Yönetim Görevlendirmeleri
 
 Yargı Çalışanları Derneği 2011 yılı Genel Kurul Toplantısında Yönetim Kuruluna seçilen 7 asil ve 7 yedek üyenin görevlendirmeleri aşağıdaki gibi yapılmıştır. 
 
Yönetim Kurulu Görevlendirmeleri 

İbrahim Başyurt  :Genel Başkan
 Fırat Batar  :İkinci Başkan
 Mikail Polat  :Genel Sekreter
 Salih Yücedağ  :Muhasip
 Kenan Demir  :Mali İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı
 Sevgi Mercan   :Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı
 Tahire Özkağnıcı  :Teşkilatlanmadan sorumlu Başkan Yardımcısı

 Yedek Yönetim Kurulu Görevlendirmeleri

 Muammer Mutlu :Organizasyon ve Sosyal İlişkiler Komisyonu Başkanı
 Barış Çakır      :Eğitim Komisyonu Başkanı
 Canan Yıldız   :Halkla İlişkiler ve Yayın İşleri Komisyonu Başkanı
 Sinan Köklü    :Enformasyon Komisyonu Başkanı
 Kadir Dumlu  : Enformasyon Komisyon Yardımcısı
 Yusuf Kartal  :Kültür Sanat Komisyonu Başkanı
 Özlem Özer     :Yargı Bileşenler Komisyonu Başkanı

 2-Çanakkale Gezisi
 
 13 Mayıs gecesi saat 23.59 hareket
 14 Mayıs akşam 17.00 dönüş hareket
 Gezi ücreti üyelere 15 TL üye olmayanlara 25 TL olmak üzere yol ücreti, sabah kahvaltı sandviç, rehber ve giriş ücreti dahil olup bunun dışındaki yemek misafirlere ait olacaktır.
 Yemek sorumlusu olarak İbrahim ve Mikail arkadaşımız görevlendirilmiştir.
 Gezi duyurusu Fırat tarafından hazırlanacaktır.
Otobüslerin temini için ilgili belediyelerle tüm üyeler iletişim kurup organizasyonda görev alacaklardır.
 Gezi kontenjanının belirlenmesi için 10 Mayıs son gün olup gezi ücretlerinin önceden toplanması hususunda özen gösterilecektir.

 3-Yargı Çalışanlarının Vakıfbank sponsorluğunda vakıfkart-kimlik belgesi projesi için gerekli görüşmeleri yapmak üzere Fırat görevlendirilmiştir.
 
 4-Ticari faaliyet kapsamında gerekli araştırma yapmak üzere Mikail görevlendirilmiştir.
 
 5-Aidat toplama

 Bakırköy ödeme dilekçeleri için Kenan, Üsküdar Adliyesi için Kadir görevlendirilmiştir.

 6-İnternet sorumluları

 www.e-adalet.org sitesi sorumlusu olarak Sinan ve Kadir, www.yarder.org.tr sitesi sorumlusu olarak Kadir, Fırat, Mikail görevlendirilmiştir.

 7-Sms sistemi sorumluları olarak Mikail, Fırat, Muammer görevlendirilmiş olup üye ve diğer ilişkide bulunulan kişilerle ilgili olarak veri tabanı sürekli güncel tutulacaktır.

 8-Adli Yıl Açılış etkinliği
  
 10 Eylül 2011 günü etkinlik tarihi olarak belirlenmiş olup organizasyonda öncelikli sorumlular Muammer, Sevgi, İbrahim olarak belirlenmiştir. Yer ve diğer unsurların temini için tüm yönetim kurulu asli görevli sayılmıştır. 

 11-Yayın ve stiker çalışması konusunda Tahire, Canan, Kenan ve Fırat görevlendirilmiş olup bu yönde bir komisyon oluşturulup derneğin aidiyet duygunun geliştirilmesi ile ilgili olarak yayın hazırlanacaktır.

 12-Örgülenme ve temsilcilikler

 Her il ve ilçede birer temsilci ağı oluşturulması ve bu durumun dernek sitesinde güncel olarak yayınlanması için tüm yönetim kurulu üyeleri görevlendiriliştir.

 13-Panel organizasyonları

 Önümüzdeki yıl ile ilgili olarak yukarıda belirtilen etkinliklerin dışında panel ve sempozyum düzenlenmesi için yönetim kurulu ayrıca çalışma yapacaktır.
 
 14-Tatil çalışmaları
 
 Adalet Bakanlığı kampına alternatif olarak Yargı Çalışanlarının faydalanacağı

 15-Ziyaretler

 16-Üyelere eğitim

Bu yazı 210 defa okundu.

HSYK YARGIDA DURUM ANALİZİ TOPLANTILARININ ÇALIŞANLAR YÖNÜYLE DEĞERLENDİRİLMESİ

Yazan: 30 Mart 2011 Çarşamba  
Kategori: 4-Haberler

HSYK YARGIDA DURUM ANALİZİ TOPLANTILARI’ NIN ÇALIŞANLAR YÖNÜYLE DEĞERLENDİRİLMESİ (*)

HSYK tarafından Ankara ve İstanbul hariç 16 Bölgede toplam 1021 Hakim ve Savcının katıldığı Yargıda Durum Analizi Toplantıları düzenlenmiştir. Bu toplantının nedenleri ve beklentilerine dair ayrıntılı açıklama HSYK sitesinde mevcuttur.

Yapılan toplantılara Cumhuriyet Savcıları ile Adli ve İdari Hakimler katılmışlar, Askerlik Sorunundan Maaş Sorununa, Yargıda temsilden Komisyonların yapısına, Mahkemelerin yapılanmasından görevlerinin yeniden düzenlenmesine kadar hemen her konuda sorunlar dile getirilmiş, beraberinde çözüm yolları da önerilmiştir. Toplantılara ilişkin 16 ayrı bölgenin bilgileri yine HSYK sitesinde ayrıntılı olarak mevcuttur. Bu değerlendirme içerisinde alıntılanan tüm görüşler HSYK tarafından yayınlanmış görüşlerdir.

Yapılan Değerlendirme yönteminde toplantılarda dile getirilen sorunlardan sedece Yargı Çalışanlarına yönelik olanları temel başlıklar halinde ele alınmıştır. Dile getirildiği toplantı merkezi (İzmir, Afyon, Van v.b. gibi) , dile getiren toplantı grubu (Hakim, Savcı veya İdari Hakim) ayırt edilmemiş, sorunların önemsenmesini gösteren puan sıralaması gözetilmemiştir.

Değerlendirmenin amacı;

Bu değerlendirmede Yargı Çalışanlarının sorunlarının amirleri tarafından fark edilip edilmediğinin, böylesine önemli ve geniş katılımlı HSYK Toplantıları sırasında dillendirilip dillendirilmediğinin herkesçe bilinmesini sağlamaktır. Yine dile getirilen sorunların çözümü konusunda tam bir anlayış birliğinin mümkün olabileceğini ifade etmektir.

KEŞİF

Keşif ücretlerinin önce maliyeye yatırılıp daha sonra hak sahiplerine ödenmesi uygulamasına son verilmesi, (Mevcut düzenlemeye rağmen keşif ücretleri uzun süre ödenmediğinden)

Keşiflerde havuz kalktı bazı mahk keşfe gidiyor personel para alıyor diğerleri alamıyor. Eski havuz sistemi geri getirilmeli. Keşif ücretlerinin artırılması gerekiyor. Maliyeye aktarılan pay azaltılsın ya da kaldırılsın.

Keşif yollukları emeğin karşılığı olarak iyileştirilmelidir.

Keşif ücretlerinin harcanan emek ve mesaiye yakışır makul bir seviyeye çıkarılması.

Havuz sistemine tekrar dönülmeli, her adliyenin harç, keşif ve havuz paraları o adliye içinde dağıtılması sağlanmalı.

Keşif ücretleri ile ilgili yapılan düzenleme yetersizdir. Ücretin yapılan işin niteliğine uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Keşif ücretlerine konulan üst limitin kaldırılması.

Keşif ücretleri yeniden gözden geçirilmelidir. Eski havuz sistemine benzer bir sistemin meslektaş dayanışması amacı ile yeniden getirilmesi düşünülmelidir.

Keşifte havuz sistemine geri dönülmesi.

Üst sınırının serbest bırakılması miktarının da arttırılması

Keşif yollukları bakımından havuz sistemi uygulaması yeniden getirilmeli ve keşifler için iş sahiplerinden keşif harcı adı altında alınan miktarın tamamı keşif heyetine ve havuza aktarılmalıdır.
NÖBET
Nöbet hizmetlerinin düzenlenmesi ve nöbet ücretinin geri getirilmesi, nöbet sonrası idari izin verilmesi

Nöbet uygulaması angarya olmaktan çıkarılmalı nöbet tutanlara ek ödeme yapılmalı
veya nöbet tutulan günlerden sonraki günlerde izinli sayılma veya bu günlerin yıllık izne eklenmesi gibi uygulamalar geliştirilmelidir.

Nöbetlerde hakim ve savcılar ile personele nöbet ücreti verilmelidir. Bu konuda yasal düzenleme yapılmalı, nöbet işlemleri yönetmelik ile netliğe kavuşturulmalıdır.

Nöbet tazminatı yeniden getirilmeli mesai saati dışında tutulan nöbetler için mutlaka tazminat verilmeli.

Nöbetçi Cumhuriyet Savcılarına ve personele nöbetten sonra istirahat izni getirilmeli,

Nöbetlerde hâkim, savcı ve personel için servis aracı sağlanmalıdır.

Nöbet sistemi konusu gözden geçirilmelidir, (ücret, nöbet sonrası izin,tazminat, iş yoğunluğu konularına mutlak çözüm)

Nöbet izni ve nöbet ücreti getirilmelidir, (angaryaya son verilmelidir)

Nöbet tazminatının yeniden getirilmesi

Ceza Nöbeti tutan Hakim ve Savcılar ve personelin işin niteliği gereği servisle ulaşımlarının sağlanması.
İCRA
İcra ve iflas dairelerinde yardımcı personel sayısının artırılması.

İcra daireleri ve personel sayısı arttırılmalıdır

İcra dairelerindeki sorunların çözümleri yönünden yasa değişikliği sırasında icra hakimleri ve müdürlerinin ayrıntılı görüş ve önerilerinin alınmasının çözüme katkı sağlayacağı sonucuna varılmıştır.

icra İşlemlerinde sorun yaratan ve şikayetle kaldırılan konularda icra müdürüne yetki verilerek bu tür işlemleri hiç yapmama yetkisi sağlanmalıdır

İDARİ

Hakimlerin yargılama faaliyeti dışındaki, kasa denetimi gibi idari görevlerinin kaldırılması

Adliye müdürlüğü müessessi oluşturulmalı ve atanmalı.

Yargı mensupları yargısal faaliyet dışında görev ve sorumluluk almamalı, adli teşkilat yargı faaliyeti ve idari faaliyet olarak yeniden yapılandırılmalıdır

Adliye idari işleri profesyonel uzman kadroya devredilmelidir

Adliyenin idaresinde Başsavcılar görevli olup bu husus yargının bağımsızlığını zedeleyecek şekilde kullanılabiliyor. Bunun önlenmesi için Adliyenin idaresinin profesyonel yazı işleri müdürü sıfatını taşıyan birisine devredilmesi disiplin amirinin de kıdemli Hakim olması uygun olur.

İcra dairelerindeki Hakimlerin denetim ve sorumluluk yükünün kaldırılması gerektiği,

Noter teftişi, icra teftişi, kasa denetimi görevleri C. Savcılarından alınmalı.

Adliyeler profesyonel müdürler tarafından yönetilsin kurulacak bir komisyona bağlı olsun.
Mahkemelerin profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmesi,

Adliyelerin idari ve mali yönetimleri profesyonel idarecilere verilmelidir

Cumhuriyet Savcılarının asli görevi olan soruşturma işlemine Yoğunlaşmaları açısından idari, mali, noter ve icra iflas müdürlüklerinin denetimi görevlerinin kaldırılması,

Kalem işleri yazı iş müdürüne bırakılmalı hastane müdürü gibi adliye müdürü olmalı genel işler ile adliye müdürü uğraşmalıdır.

Mahkeme yönetimlerinin Profesyonel yöneticilere bırakılması.

Hakim ve savcıların üzerindeki idari görevlerin yeni oluşturulacak profesyonel adliye müdürlüklerine devredilmesi uygun olup, hakimlerin yargısal faaliyette bulunmalarının sağlanması konusunda mutabık kalınmıştır.

İdari işlerin profesyonel bir yönetici tarafından yönetilmesi

Ayrıca icra müdürleri üzerinde savcıların sicil doldurma ve denetim yetkisi kaldırılmalıdır

Adliyelerde profosyonel adliye müdürlükleri oluşturularak hakim ve Savcıların yargısal faaliyetlerde bulunmalarının sağlanmasının uygun olması.

Noter icra denetimi gibi idari görevlerin cumhuriyet savcılarından alınması.

GENEL

Adliyedeki yardımcı personelin özlük haklarının iyileştirilmesi

Personelin iş yükünün belirlenerek buna göre sayılarının arttırılması ve özlük haklarının düzeltilmesi, adalet personeli arasındaki gelir eşitsizlğinin giderilmesi

Adliye Personelinin özlük hakları iyileştirilmeli, fazla mesai ücretleri konusunda yasal düzenleme yapılmalıdır.
Personelle ilgili olan dışardan gelen şikayetlere dair soruşturmalarda ilk anda hazırlık soruşturmasına konu edilmemesi öncelikle sicil amirine konunun getirilerek ön rapor düzenlenmesinden sonra gerekirse soruşturma açılmalıdır.

Sözleşmeli Personel uygulamasına son verilmelidir. Adaletsizlik ve eşitsizliğe neden olmaktadır.

Diğer bütün kurumlarda çalışanlardan daha çok ve daha özverili çalışan ceza ve infaz kurumu çalışanları ile adliye çalışanlarının özlük hakları iyileştirilmeli, bunlar içinde yıpranma payı verilmelidir.
Toplanan yargı harçlarının belirli bir kısmının ilgili adliyede döner sermaye şeklinde hizmette kullanımı ve çalışan personel ile hakim ve savcılara dağıtımı sağlanmalıdır.

Sözleşmeli personel alınmamalı , personel kadrolu olmalı

Adliyede istihdam edilen yardımcı personel (yazı işleri müdürü, katip, mübaşir vb) sayısı ve niteliği arttırılarak özlük hakları iyileştirilmeli, meslek cazip hale getirilmeli, meslek içi eğitimlere tabi tutularak personelin daha nitelikli hale getirilmeleri sağlanmalıdır.

Bakılan dosyalardan alınan harçların bir kısmının çalışan hakim, savcı ve personele pirim olarak verilmeli

Yazı işleri müdürlüğünün bizzat yapacağı işlerin tanımı yapılmalı. Kalem yönetmeliği yeniden düzenlenmelidir.

Adliye personeli için nöbet tazminatının yeniden getirilmesi, yolluk tazminatlarının iyileştirilmesi, personelin ek ücret tazminatları ve fazla mesai ücretlerinin iyilştirilmesi ve havuzun yeniden getirilerek gerekirse sadece personele verilmesi.

Adalet personeli (mübaşir, katip , Müdür ve diğer) özlük haklarının düzeltilmesi,

Yıpranma tazminatı,fazla mesai ve nöbet ücretleri adli personeli kapsayacak şekilde düzenlenmelidir

Yargı çalışanlarının özlük hakları düzeltilmelidir

SORUN: Adli personelin görevde iken vefatı
ÇÖZÜM:Ülke çapında ve tüm personelin katılımı sağlanarak oluşturulacak fon ile mağduriyetlerin önüne geçilmesi

Adliye çalışanlarının özlük haklarında ivedilikle düzenlemeye gidilerek İyileştirme sağlanmalıdır.

Görev tazminatının yazı işleri müdürü ile tüm adliye çalışanlarına verilmesi sağlanmalıdır.

Mahkeme harçlarından döner sermaye benzeri kurum oluşturularak Mahkeme çalışanlarına ödeme yapılmalıdır.

Ceza personelinin hukuk personeline göre özendirilmesi

Mahkemede görevli hakim savcı dışındaki diğer personelin özlük Haklarının iyileştirilmesi, hakim savcıyla çalışan personel arasındaki uçurumun makul hale getirilmesi,

Biriken yargı harçlarının adliyeler yada Adalet Bakanlığı nezdinde oluşturulacak bir havuz ile belli bir miktarının bütün hakim ve savcılara ve adalet personeline eşit olarak dağıtılması,

Adliye personelinin çalışma şartları ve özlük haklarında gerekli iyileştirmeler yapılması ve yaptıkları işlemler nedeni ile doğrudan soruşturma usulü yerine ön incelemenin Cumhuriyet savcısınca yapılıp eğer uygun görülürse soruşturma kararı verildikten sonra gerekli kovuşturmaın ve soruşturmanın yapılması Adliye personelinin nöbet tazminatı ve nöbet günlerinden sonra nöbet istirahatı getirilmesi,

Yargı personelinin de özlük haklarının iyileştirilmesi

Mahkemede görev yapan hakimlerle kalem personeli arasındaki ast üst ilişkisini düzenleyen ayrıntılı bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır

HSYK Toplantılarında dile getirilen ve çözümü istenen sorunların tespiti konusunda küçük düzeltmeler dışında tümüne tam ve aynen katılıyoruz. Bu durum açıkça göstermektedir ki sorunlar yakında bilinmektedir. Teşhis de kesinlikle eksiklik yoktur. Sorunun, çözüm iradesinin sağlanmasında olduğu bu yolla da açıkça ortaya çıkmıştır.
Yapılan toplantılarda ifade edilen sorunların tamamı elbette bunlar değil. Ne yazık ki katılmamız mümkün olmayan;

Tüm personel sözleşmeli olmalı özellikle mübaşir ve hizmetli kadrosu sözleşmeli olmalı.

Personelin sözleşmeli hale getirilmesi
İyi katipleri komisyon başkanı veya başsavcılar almaktadır. Hakimlere birlikte çalışacağı katibi belirleme ve dilerse tayinde yanında götürebilme imkanı sağlanmalıdır.
Şeklindeki öneriler de dile getirilmiştir. Bu önerilerin hayata geçmesini doğru ve çok olanaklı görmemekteyiz.
Bütün bu toplantılarda belirgin olarak Yargı Hizmetleri Sınıfından söz edilmemiş, Yargı erkinin tamamlayıcı hizmetler ile birlikte bütün olarak bağımsız tanımlanması gereği vurgulanmamıştır. Yine çalışanlar açısından değerlendirildiğinde, İcra, Savcılık, Hukuk ve Ceza Mahkemeleri personellerinin sorunları açıkça tarif edilirken aynı önemde Cezaevi Personellerine ve yine ( kurum farklı gibi görünse de gerek amir pozisyonu, gerek çalışma ortamı, gerek personelin çalıştırılması, gerekse denetim yolu birliği nedeni ile ) Seçim Personellerine bu toplantılarda değinilmemesi belirgin bir eksikliktir. Zira Yargı bütünlüğünün kendisini oluşturan tüm etmenleri ile birlikte ele alınması ve her birim çalışanı nezdinde sorunların irdelenmesi gerektiği kanısındayız. Bu yönüyle eksik bırakıldığı görüşünü taşımaktayız.

Sonuç olarak bu tarz toplantıları temsil ettiği Hakim ve Savcılar açısından ele alındığında yerinde bulmaktayız, Ancak tamamlayıcı hizmetlerin işin esası kadar önemli görülmesini gerektiğini, bu tarz toplantıların Adalet Bakanlığı nezdinde çalışanları geniş bir yelpazede kapsar mahiyette düzenlenmesinin kaçınılmaz olduğunun altını tekrar ve önemle çizer bu değerlendirmenin son sözünü yine bu toplantılarda dile getirilen, bizden de tam puan alan bir görüşe bırakıyoruz.
Yargının sorunlarına ilişkin yapılan toplantılarda dile getirilen öneriler yetkili makamlar tarafından yeterince dikkate alınarak uygulamaya geçirilmelidir.

Saygılarımızla.30.03.2011

M. Cesur GÖÇMEN
(*) Bu çalışma sadece bu Toplantılarda dile getirilen görüşlerle sınırlı kalmak kaydı ile YARDER (Yargı Çalışanları Derneği ) adına halen Gerze / Sinop İcra Dairesi Müdürü olarak görev yapmakta olan M. Cesur GÖÇMEN tarafından Derneğin talebi ile HSYK ve Adalet Bakanlığı’ na takdim edilmek üzere hazırlanmıştır.

Bu yazı 440 defa okundu.

Abant Gezisi

Yazan: 22 Mart 2011 Salı  
Kategori: 5-Organizasyonlar

Bu yazı 264 defa okundu.

YARDER Başkanı İbrahim BAŞYURT Ülke TV’de sorunlarımızı dile getirdi.

Yazan: 15 Ocak 2011 Cumartesi  
Kategori: 1-Başkandan, 4-Haberler

Yargı Çalışanları Derneği Genel Başkanı İbrahim BAŞYURT Ülke TV’de Ülke’de bu Sabah programına katılarak canlı yayında Yargı personellerinin sorunlarını dile getirdi. Programın tamamını izleyebilirsiniz.


Bu yazı 201 defa okundu.

YARDER Başkanı Ülke TV’de Canlı Yayına Katılacak

Yazan: 14 Ocak 2011 Cuma  
Kategori: 1-Başkandan, 4-Haberler

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) olarak

14 Ocak 2011, sabah saat 09:00’da

Ülke TV’de Yargı Çalışanlarının Sorunlarını kamuoyuna aktarmak üzere canlı
yayına YARDER Başkanı Sayın İbrahim BAŞYURT katılacaktır.

Bu yazı 80 defa okundu.

Yargı Çalışanları Derneği Başkanı İbrahim Başyurt TVNET’te

Yazan: 10 Ocak 2011 Pazartesi  
Kategori: 1-Başkandan, 2-Dernekten, 4-Haberler


Yargı Çalışanları Derneği Başkanı İbrahim Başyurt TVNET’te Yargı Personellerinin Sorunlarını Anlattı.

YARDER TVNET\’te

Bu yazı 389 defa okundu.

YARDER Basın Açıklaması

Yazan: 10 Ocak 2011 Pazartesi  
Kategori: 1-Başkandan, 2-Dernekten, 4-Haberler

                YARGI ÇALIŞANLARI DERNEĞİ
                                (YARDER)
                   BASIN AÇIKLAMASI

Günümüzde  Yargı halkın gündemine iş yoğunluğu ve yetersizlikleri ile gelmiştir.

Yargının bu yönüyle tartışılır olması bir yandan üzücü olmakla birlikte diğer taraftan herkesin dikkatini toplamak,  yapılması gerekenlerin hayata geçmesi yönünde fırsat olarak da görmek mümkündür. Yapılan tartışmalar içerisinden Hakim ve Savcı eksikliğinden binaların kimi yerlerde yetersiz oluşu, kimi yerlerde ise görkemli oluşu yer almış ancak yargının en önemli ayağı olan personel şartları hiç konu edilmemiştir. Tüm Kamuoyunun ve ilgililerin dikkatini buraya çekmek bizim asli vazifemiz olduğu gibi çalışanların yer almadığı tartışma da bir ayağı eksik masa gibi olacaktır.

 
Herkesin şikayetçi olduğu Yargıda iş artışı Hakim -Savcılar kadar personel için de söz konusudur. Hafta sonu dahil, geç saatlere kadar süren icra işlerinin, cezaevi işlemlerinin,  soruşturmaların, duruşmaların Hakim ve Savcıları gibi o ana kadar çalışmaya devam eden ve nihayetinde duruşmaların sonrasında tamamlayıcı hizmetleri yürüten personelin varlığından, personellere yönelik düzenlemelerin gecikmeksizin hayata geçmesinin zorunluluğundan nedense söz edilmemekte ve hatta özenle gözden kaçırılmaktadır.
 
Yargı çalışanları bugün tüm kurumlar arasında en çok emek harcayan ancak en az ücretle ve güvenceyle yaşamını sürdürmektedir. Yargıya sadece 3-5 kat daha fazla Hakim – Savcı alınarak sorunun çözüleceğini düşünmek,  binaların sayısı ve konforunu arttırmakla çözüm bulunacağını iddia etmek,  yargıyı tamamlayıcı hizmetler ile birlikte bir bütün olarak görmemek demektir.
 
Günümüzde Yüksek Yargı sistemine,  HSYK yapısına,  Hakim ve Savcılar Kanununa yönelik bir çok değişiklik yasama yolu ile hayata geçerken veya tartışılırken içerisine çalışanların dahil edilmemesi nedeniyle biz çalışanlar hayal kırıklığı içerisinde bulunmaktayız.
Diğer bütün konuların yanında Yargı Bağımsızlığı ve tarafsızlığının ancak personelin de içinde yer alacağı bir bütün yapı içerisinde sağlanabileceği düşüncesi ile Yargı Hizmetleri Sınıfı’nın tesis edildiği yasal düzenleme en önemli talebimizdir.
 
Bu gün herkesin günlük hayatında yer verdiği,  medyanın her biriminde yer alan yargı sistemine yönelik tartışmaların içerisinde biz de yargı çalışanları olarak var olduğumuzu, Yasal her türlü zeminde Yargı Çalışanlarının taleplerini dile getirmeye devam edeceğimizi  tekrar eder,
Yargı Çalışanları ile ilgili mesleki hak ve menfaatleri savunduğumuz gibi kuruluş felsefemizin de gereği olarak her türlü olumlu çalışmaya katkı vermeye hazır olduğumuzu İlgililerin ve Kamuoyunun bilgisine bu vesile ile tekrar  sunarak  teyit ederiz.
                    İbrahim BAŞYURT

Yargı Çalışanları Derneği (YARDER) Genel Başkanı

Bu yazı 244 defa okundu.

Sonraki sayfa »